Tutuklu gazeteciler için 10 Ocakta Silivri’de toplandılar

Türkiye genelinde tutuklu bulunan gazeteciler 10 Ocak çalışan gazeteciler günün de unutulmadı.

Tutuklu gazeteciler için 10 Ocakta Silivri’de toplandılar
 Bir çoğu’nun Silivri ceza evinde olması sebebi ile Basın Konseyi Silivri’de toplanarak bir basın açıklaması yaptı. Katılanlar arasında Hüsamettin Cindoruk ve tutuklu gazeteci Akın Atalay’ın eşi de vardı.

 Basın Konseyi Başkanı: Pınar Türenç

57 yıl önce 10 Ocak da 212 sayılı maddenin hayata geçmesi ile gazeteciler yaşamsal sosyal haklarına kavuşmuşlardır. Yıllar içinde bu hakların kaybetmeye başladık. Zaten 10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü bugün için çalışamayan gazeteciler günüdür, hapis’e konulan gazeteciler günüdür ve binlerce ve 10 bine aşkın gazetecinin işsiz kaldığı gündür. Ailelerin acı içinde eşlerinin evde beklediği gündür. Babalarını göremeyen çocukların evlerinde hapisten çıkacağı günün özlemiyle yaşadığı gündür.

Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’de bildiğiniz gibi 145 civarında gazeteci cezaevinde. Haklarında davalar açılan gazeteci sayısı her geçe gün çoğalıyor. Bunun ötesinde bizler için önemli olan gazetecilerin kendine uyguladığı sansürlerdir.

Gazeteci kafasında oluşturduğu sansürün baskısıyla kalemini özgürce kullanamıyor. Bunun içinde olduğumuz hak arayışının bence en önemli noktası keleme sahip çıkmamızdır. Kaleme sahip çıktığımız zaman demokrasiye sahip çıkmış oluyoruz. Demokrasi’nin en önemli unsurlarından bir tanesi fikir özgürlüğüne çıkmak en yaşamsal hakkımızdır.

İçeride çok sayıda, hemen yanımız da o korkunç Silivri cezaevinde çok sayıda gazeteci özgür kalacağı günü bekliyor. Bildiğin gibi bu gazeteciler içerisinde Cumhuriyet gazetesinden arkadaşlarımız içeride.

Tutuklu gazeteciler 155 ülke arasında Türkiye 134. sırada . Umutluyuz, Umudumuzu yitirmek istemiyoruz. Demokrasinin vazgeçilmez değeri olan ifade basın özgürlüğüne sahip çıkmak bağımsız medyanın yaşaması ve yaşatılması için çalışmaya hep birlikte devam edeceğiz. Yaşanan bu süreçte evet üzgünüz, umutluyuz ve kararlıyız.

Yolumuz özgür basın yoldur. Çalışan gazetecilerin  

günü olması için 10 Ocakları yaşatmaya kararlıyız. 

CİNDORUK: BUGÜN ARKADAŞLARIMIZA YAPILAN YARGISAL İŞKENCEDİR


Millet için en ağır durum haksızlıklara alışmaktır. Eğer halk haksızlıklara alışırlarsa haklarını kaybederler.

Bugün şimdi bulunduğumuz durumu çok ağır haksızlıklara halkımızın ve halkımızın temsilcileri olan siyasileri görüyorum. Bugün cezaevlerinde uzun süredir tutuklu bulunan arkadaşlarımızın uzun tutukluluk sürecinden ötürü şikayetleri var.

Hep beraber herkes iktidar partisi, Cumhurbaşkanı değil hepimiz fikir ve ifade özgürlüğüne ortak uluslararası değerlerde anlaşmak zorundayız. Burada ki hadise basit bir hadise değildir. Hep beraber bütün basın mensuplarıyla birlikte, el birliği ile bundan kurtulmak gerektiğini düşünüyorum.

Akın Atalay’ın eşi : Eşim 437 gündür tutuklu.

Pınar hanımın dediği gibi artık çalıştırılamayan gazeteciler günü olarak anılmaya başlayacak. Avrupa insan hakları mahkemesinde hak ihlaline uğrayan ilk dört ülkeden birisiyiz. Eşim Akın Atalay 437 gündür tutuklu.

Cumhuriyet davası bize suç ve ceza’nın yasallığı ilkesi’nin açıkça çiğnendiğini gösteriyor. Türk ceza kanununa tanımlanmayan cezalar bu davada karşımıza çıktı. Bu davanın amacı bizce artık bu duruşmaları izleyen bizler, tüm herkese göz dağı vermesi bakımından son derece gözler önünde olan dava.

Gazeteci’nin yöneticilerine Türkiye tarafından bilinen, tanınan kişilerin işe kimin alındığının sorulduğu bir dava. Gazetenin yayın politikasını değiştirmek diye bir suç bildiğim kadarıyla Türk ceza kanununda böyle bir suç yok. Medyanın iktidarların ve yöneticileri eleştirme, sorgulama, olan bitenden halkı haberdar etme görevi var.

Bu davada sanıklar her hangi bir eylemlerin nedeni ile değil fikirleri nedeni ve gazetecilik yaptıkları için. Cumhuriyet davası basın özgürlüğü üzerinde gazetecilik faaliyeti Terör örgütü adına faaliyette bulunma suçu olarak görülemez. Gazetecilik faaliyeti engellenemez. Halkın haber alma hakkı engellenemez. Sözlerimi Eşim Akın Atalay’ın duruşma sırasında ki sözleriyle bitirmek istiyorum " Dünyaya 100 defa gelecek olsaydım her defasında bu davada savunma  makamında olmayı tercih ederdim. Çünkü adalet, özgürlük, ve demokrasi değerlerinin yanında saf tutmak onurdur. Vicdanım rahat ve huzurluyum hiç merak etmeyin bugün güçlü görünenler değil haklı olanlar  kazanacaktır. " dedi. Adalet Atalay konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Atalay'ı yanında oturan aynı davada tahliye olan Musa Kart teselli etti.

Özcan Işıklar : 9 yıldır bu hüznü ve kederi yaşıyoruz.

Hepinizi burada görmekten çok mutlu oldum. "Ben inanıyorum top yere vurmadan zıplamazmış". Topun yere vurduğu yer olarak anılacak Silivri. Biz 9 yıldır bu hüznü, bu kederi yaşıyoruz. Her seferinde yargılamaların başladığı günden bu yana haksızlıkların, adaletsizliğin bulunduğu olarak anıldı Silivri. 

Ama biz bu kavramla mücadele etmeye devam ediyoruz.  Silivri aslında hiç böyle bir yer değilken o anlama eş tutulmaya çalışıyor. Bunu bir anlamda kullanacağız. Böyle olmadığı bir yer olarak anılacak." dedi.

Toplantıda ayrıca, Cumhuriyet Gazetesi davasında yargılanırken tahliye edilen Önder Çelik ve Emre İper de söz alarak duygu ve düşüncelerini dile getirdi. Toplantı sonunda Belediye Başkanı Işıklar tüm gazetecileri temsilen Basın Konseyi Başkanı Türenç'e çiçek takdim etti.










Güncelleme Tarihi: 16 Ocak 2018, 20:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner148

banner132