YAĞMUR YAĞIYOR SELLER AKIYOR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ CAMDAN BAKIYOR

 Boğluca deresi 2009 yılında yaşanan selle taştı, geçtiğimiz günlerde Silivri aynı korkuyu biraz hafifiyle tekrar yaşadı. 


Büyükşehir-Silivri Belediyeleri işbirliği'nde yıllardır yapılamayan, yılan hikayesine dönen ıslah çalışmaları için harcanması gereken paranın çok daha fazlası su baskınlarının yaralarını sarmak için harcanıyor.


Hepsi de milletin cebinden çıkıyor ama ne millet bunun farkında ne de koltuklarında oturup taşkınları yönetemeyen yöneticilerden hesap soracak bir mekanizma var. 


Demokrasinin gözünü seveyim seçildin mi 5 sene garanti, kimse hesap falan sormuyor, sonraki seçim geldiğinde halkımız 5 yılı hatırlarsa şayet oyu ile hesap soracak.


Ama keşke her şey dere taşması su baskını gibi olsa. Sonuçta alınması gereken tedbir bedelinin 3-5 katını öder alamadığınız tedbirler nedeniyle oluşan zararı kapatırsınız. 


Sonuçta para işi ama, geleceğimiz olan çocuklarımızı kendilerine, ailelerine ve ülkelerine faydalı bireyler olarak yetişmesini arzu ettiğimiz, bu düşünceyle emanet ettiğimiz eğitim sistemindeki sel felaketi niteliğindeki tahribatın yaralarını kim nasıl saracak.

 
Çocuklarımızın akıp giden zamanı geri alınıp oluşan zararı kapatmak mümkün olacak mı!!


Eğitim işi özveri ister, motivasyon gerektirir, idealist öğretmenlere ihtiyaç vardır. 


Motivasyon'unu kaybeden bir öğretmen dersine girer, dersini anlatır, defteri imzalar ve evine gider. 


Bu anlayıştaki öğretmenlerin çoğaldığı bir eğitim sisteminde diploma dağıtır ama insan yetiştiremezsiniz. 


Hakkının çalındığını düşünen öğretmen motivasyonun kaybeder, adaletin olmadığı yerde ideal de kalmaz idealist de.


Liyakati ile bir yerlere gelemeyenler kayırmacılıkla geldiği yerlerde çocuklara hangi değerleri verebilecek.

Hak ederek oturmadığı bir koltuğu işgal eden bir eğitim yöneticisi o okulda hakkı ve adaleti öğretmenine ve öğrencisine nasıl öğretecek.


Silivri de Milli Eğitim Müdürlüğünde yöneticilik sınavına gireceklerle ilgili bir Sendika tarafından hazırlanan liste, başka bir Sendikanın eline geçiyor.


Liste sınava girecek yönetici adayı öğretmenlerin alacağı notları gösteriyor. 


Listeyi ele geçirenler hadi canım olur mu öyle şey komisyon üyeleri kendini inkar edip ellerine verilen liste ile mi karar verecek, sonuçta o komisyon da liyakatli eğitim yöneticilerinden oluşuyor.


Eğitim gibi geleceğimizi ilgilendiren bir konuda; atılan her adım, verilen her karar, yapılan her tercih hayati önemdedir böyle bir yöntem olabilir mi diyorlar.


Diyorlar ama tedbir olsun diye notere gidip bu belgeyi sınavdan önce tasdik ettiriyorlar. 


Sonuçlar açıklandığında görüyorlar ki böyle bir yöntem oluyormuş listede belirlenen notlar hemen hemen listeyle aynıyla sonuç olarak açıklanıyor.

Dün çalıntı sorularla hakları yenen binlerce ülke insanı devlet memuru olamazken !


Çalıntı sorularla, kayırmacı terfilerle, yalan dolan ve kumpaslarla devlet kadrolarına yerleşenlerin devlete ve millete yaptığı ihanet ortadayken, devleti ele geçirmek için kalkışanları engellemek için canlarını feda edenlerin kanları henüz yerdeyken;



Liyakat'a önem verilmesi nin istihbarat raporlarına girdiği bir ortamda nasıl oluyor da devlet kurumları'nın yapması gereken işleri bir sendika yapıyor.


Devletin Anayasasına Kanunlarına bağlı kalacağına yemin eden bu idareciler nasıl oluyor da bir sendikanın emrine giriyor. 


Bugün maaş aldığı devletin Anayasasının tarafsızlık ve adalet prensibine uymayanın yarın neler yapıp yapamayacağını kim tahmin edebilir.


Sel felaketi ile ulusal basına çıkan Silivri, şimdi de noter onaylı bu yolsuzlukla ulusal basının gündemine düştü. 


Tüm bu olup bitenlerin Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün penceresinden sadece izlenmesi son derece normal. 


İlçe Milli Eğitim Müdürünü Silivri Kamuoyu yaklaşık 3 yıllık görev süresi boyunca yeterince tanıdı!!


Toplumda ve eğitim camiasında karşılığı olmayan düşük profilli bir Milli Eğitim Müdürü. 


Kendinden menkul bir icraat ile hiç anılmadı. 


İşini yaparken nerelere kulak verdiği ni kendisini kimlerin tuttuğuna bakarak anlamak mümkün. 


Umuyoruz ki yağmur yağıp seller akarken birileri Silivri de olanlara camdan bakmaz.

Ve bu yapılan haksızlıklara karşı umarım bir gün adalet yerini bulur.



YORUM EKLE

banner148

banner132