Avrupa'da uyuşturucudan ölümlerde yıllar evvel son sıralardayken şimdi 3. sıraya yerleştik..Bu beladan hapishanelerde yatan onbinlerden, denetimli serbest dolaşan ve tedavi gören yüz binlerden bahsetmeyeceğim.
Bu maddeyi almak için veya aldıktan sonra işlenen suçların güvenlik güçlerine yüklediği ağır yükten bahsetmeyeceğim..

Devletin aldığı tedbirlerden,Yüksek Uyuşturucu Kurulundan, gençlik, sağlık, rehabilitasyon, çevre,polisiye,kara paranın aklanmasından ve diğer çalışmalardan da bahsetmeyeceğim.

Mücadelenin birinci basamağına dikkat çekmek istiyorum.Aile ve çevre boyutuna..Herkes yakınlarının sağlığı ile ilgilenmeli.
Terörden sonra ülkemizin en büyük belası olan terörün ikiz kardeşi olan bu problemle mücadele etmek yalnız devletin değil herkesin görevi..

Devlet bu problem karşısında zorlanıyor. Örnek vereyim, bir yerde İstanbul'da 782 mahalle 8000 yakın cadde ve sokak olduğunu okumuştum( eski bilgi).Her mahalleye narkotikle mücadele elemanı koyamazsınız. Çünkü o kadar personel yok. Bu durumda ''devlet millet el ele'' çalışması lazım.

Üreten ve satanlara değil ama kullananlara hasta gözüyle bakıp hastamızı kazanmak için mücadeleye ve tedaviye önce ''aile ve yakınlarının desteğiyle'' başlamamız lazım. Bu hastaları dışlamak yerine, aile ve çevre desteğini vermek şart. Çocukları göz önünde bulundurmak lazım.

Şempanzeler bile yavruları beş yaşına gelene kadar annesinin görüş alanı dışına çıkamazlarmış.. Bu problem yıllarca halının altına süpürüldü ve bu boyuta geldi..

Uyuşturucu basında çoğunlukla bir meşhurla gündeme geldi.. O zaman da uyuşturucunun yalnız arz boyutu yani yakalama boyutu öne çıkarılarak bir kaç gün işlendi..

Değerli basınımız sağ olsun yakalanan uyuşturucu parasını abartarak verince bu işi yapmayanların da iştahını kabarttı.Hele filmlerde bu işi yapan kaçakçıların yaşamları lüks teknelerde,özel uçaklarda,yalılarda ,sazlarla ve kızlarla gösterilince bazılarının aklına istemeyerek karpuz kabuğu düştü..

Halbuki ''uyuşturucuya başlama yaşının yukarıya çıkarılması-uyuşturucudan ölümlerin aşağıya çekilmesi--tedavilerde başarı durumu'' ve daha gençlikle ilgili birçok konu daha kuvvetli işlenmeliydi.. 35 yıl evvel Amerika'daki narkotik kursunda bir şey öğrenmiştim..

''Gençlere ergenlik çağında faydalı işlerle ilgili masraf yapmazsanız ilgileneceği kötü şeylerle ilgili tedavi masrafı yaparsınız''

'Beni ısırmayan yılan bin yıl yaşasın' sözünü unutun.. Beni ısırmayan yılan,bu gidişle hem de bin yıl yaşarsa hepimizin bir sevdiğini ısıraçaktır veya ısırmıştır. Ama bazılarımızın henüz haberi yoktur. Bazılarımız da haberi olmasına rağmen yokmuş gibi yapmaktadır !

Bu konuda geçmişte dürüstçe mücadele edenleri ve halen çalışkan ve dürüstçe bu mücadeleye devam eden görevlileri saygıyla selamlarım.

Bizim çocuklarımız için gecelerini gündüzlerine katıyorlar.

Neyse bu konuda anlatacak çook şey var.
Ne demiş Fuzuli;
''Söylesem tesiri yok.
Sussam, gönül razı değil''..

ÜLKEMİZDE SON YILLARDA UYUŞTURUCU MADDE BAĞLANTILI ÖLÜMLER :

2012 Nüfus:74 milyon / Ölüm: 162 ( 1 Milyonda, 2 kişi)

2013 Nüfus 75 milyon /Ölüm : 232 (1 Milyonda , 3 kişi)

2014 Nüfus 77 milyon /Ölüm : 497 (1 Milyonda, 6 kişi)

2015 Nüfus 78 milyon /Ölüm : 590 (1 Milyonda, 8 kişi)

2016 Nüfus 80 milyon /Ölüm : 920 (1 Milyonda,12 kişi)

Çoğu genç olan hepsi Türk vatandaşı..


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner148
banner132