SULTANIM

 Nilhan Osmanoğlu;  Abdülhamit’in torunudur kendisi söylemlerine göre canına tak etmiş bu yönetim şekli. Neden acaba? 

Çok merak ediyorum ben, dışarıdan birileri bunu duysa kesin yapacağı yorum, Atatürk gelmiş sağlıklı bir ülkeyi yakmış, yıkmış ele geçirmiş zanneder. Aklı selim olan biri kendi kendine sorar yahu Atatürk sultan olabilecekken neden gidip de Cumhuriyeti kurmuş… 

Nilhan Osmanoğluna benimde bir sorum olacak!

Acaba Atatürk ve canına tak eden bu yönetim şekli olmasaydı  bu  tarz bir söylem içine girebilecekmiydi ?  Her neyse artık; Nilhan hanım efendi dedesinden kalan yerleride geri istiyormuş. Hay hay Sultanım hemen verelim kendisine bu yerleri neyi ne kadar istiyorsa hemen… 

Fakat ondan önce dedesinden kalan borçları ödesin bu millete… Haa birde ödeyebiliyorsa dedesi’nin işgal kuvvetlerine bıraktığı toprakları canıyla kanıyla kazanan şehitlerimizin bedelini ödesin…

 Öyle sadece istemekle olmuyor ne yazık ki bazı şeyler. Abdülhamit İngiliz gemisi ile kaçarken bu topraklardan ‘’canıma yetti bu yönetim şekli’’ dediğin Cumhuriyeti Atatürk kurmaya çalışıyordu. O zaman senin dedelerin neredeydi ? Atatürk ne büyük bir lider ki ecdadım deyip dedelerinin bıraktığı borcu kabul etmiştir.

Bu konunun üzerinde fazla durmak istemiyorum çünkü konuşulacak çok şey olsa da susmak ve kendisinin söylediği kayda değmeyen sözlerine takılmak istemiyorum…

Önümüz referandum şuan için gözüken tarih 2017 Nisan. Meclisten kavga gürültü ile geçen yeni Anayasa Cumhurbaşkanına sunulacak.

Tartışılan ve görüşülen 18 madde bir tarafta ‘’ evet ‘’ diyenler diğer tarafta ‘’ hayır ‘’ diyenler. 

Evet diyenlere de saygılı olunmalı hayır diyenlere de. 18 maddeyi okuyup inceledikten sonra lütfen kararlarımızı verelim anlamadığımız yerleri araştırıp soralım. Ve lütfen sırf partizanlık adı altında ne evet diyelim nede hayır.

 Bunu devlet büyüklerimizde dahil bir çok kişide görüyorum evet derseniz şöyle iyisiniz böyle olacak çok güzel şeyler yaşanacak, diğer taraf ise evet derseniz çok kötü şeyler olacak şucu olacaksınız bucu olacaksınız.

Bu yaftaları artık bir kenara bırakın evetçiler,hayırcılar.

Çıkın insanlara doğru düzgün bir şekilde anlatın eğrilerini de doğrularını da anlatın. Ama yeterki anlatın. 
Ulaşabildiğiniz kadar çok insana ulaşın ki fikirlerinizde sizinle birlikte yükselsin ve bırakın insanları özgür iradeleri ile kara verebilsinler. Kulp takmaktan vazgeçin lütfen.  

Bu söylediğim toplumun her bireyi için geçerli, ön planda olması gereken her zaman için sağ duyu. İktidarlar, hükümetler her zaman gelip geçicidir asıl olan insandır, insanlıktır. İnsanlığımızı ve birlikteliğimizi korumaktan başka çaremiz yok çünkü, başka Türkiye yok. 

Ülkemizin başına Suriye gibi bir durum gelse bizlerin gidebilecek sığınabilecek bir yerimiz yok. ( Ki biz millet olarak toprağımızı bırakıp kaçmayız ) Fakat çevrimizde düşmemizi bekleyen devlet sayısı çok. 

Bu süreç milletimiz için yorucu ve bunaltıcı olacaktır. Nihayetinde bu bir Anayasa değişikliğidir. Kolay olması beklenemez. Sizler ile şuan için görüşümü paylaşmak istemiyorum çünkü şuan bize lazım olan görüşlerimiz değil sağ duyumuza sahip çıkmaktır.

İster evet deyin isterseniz hayır önce neye evet diyeceğinizi veya neden hayır diyeceğinizi bilin ve konuşurken iki kere düşünün… Konuştuğunuz kişiler sizlerin akrabalarınız, komşunuz, bakkalınız, arkadaşlarınız…

 Mutlu huzurlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle…  
YORUM EKLE

banner148

banner132