MUSTAFA ŞENTOP METROPOL FM DE KONUŞTU

Ak Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop Silivri Metropol Fm de gazeteci Özgün Deniz Gündüz’ün canlı yayın konuğu oldu

MUSTAFA ŞENTOP METROPOL FM DE KONUŞTU
 Referandum çalışmaları kapsamında Silivri’de katıldığı radyo programında Gündüz’ün sorularını yanıtlayan Şentop çok iddialı ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte o açıklamalar ve iddialardan satır başları.

Kalıcı olarak vesayetin tasviyesini istiyoruz.

Anayasa değişikliği iki temel hedef gözeterek yapılmış bir değişiklik. Öncelikle bu vesayetin kalıcı olarak tasfiyesi.

AK Parti 15 yıldır vesayet ile mücadele ediyor. Vesayeti siyasetin gücü ile ve fiilen tasfiye ettik ama bunu anayasal temellinin de kurulması gerekiyor. Aksi halde işte 15 Temmuz’da yaşadıklarımız ortada ve vesayet yine ilk fırsatta ortaya çıkıp yeniden müdahale etme imkanı bulabilir.

İstikrar meselesi.

Anayasal sistemde değişiklik yapmamız vesayetin temellerini buna imkan veren işleyişi anayasadan çıkarmamız gerekir. İkincisi ise istikrar,

Türkiye’de istikrar var mı?

 CHP’li arkadaşlar soruyor. 15 Yıldır iktidardasınız istikrar yok mu ? Var ama bu istikrar Türkiye’de anayasal sistemin ürettiği bir istikrar sistemi değil. Bu istikrar Cumhurbaşkanımız gibi güçlü bir siyasi liderin varlığı ile ortaya çıkan istikrar.

7 Haziran 2015’de bunu gördük bu istikrar kalıcı değil, kurumsallaşmış bir istikrar değil. Güçlü bir siyasi lidere bağlı olarak ortaya çıkmış bir istikrardır. Biz istiyoruz ki bunu kurumsallaştıralım sistemin kendisi istikrar üretsin şimdi ikinci maksatta bu bundan sonra Türkiye’de sistemin ürettiği bir siyasi istikrarı yani kurumsallaşmış siyasi istikrarı ortaya koyacak bir anayasa değişikliği bu.

Nasıl olacak?

Bu güne kadar milletimiz seçimde oy kullanıyordu sadece meclisi seçiyordu. Hükümet meclisin içinden çıkıyordu hükümeti millet seçmiyordu doğrudan. Şimdi ise bu yapılan değişiklikler düzenleme ile hem meclisi hem hükümeti ayrı ayrı milletimiz doğrudan seçecek. Dolayısıyla istikrar diye bir mesele problem kalmıyor.

Türkiye için çok büyük bir sorun belirtmek isterim. Cumhuriyetimizin 94. yılındayız ama 65. Hükümetteyiz. ABD yaklaşık 230 yılda 45. Hükümette dolayısıyla istikrar Türkiye açısından toplamda yaşadığımız süre dikkate alındığında çok önemli bir mesele biz istikrar üreten bir sistem kuruyoruz.

 Sandıkta birinci turda katılanlar arasında %50’yi alan varsa seçilmiş oluyor 5 yıllık süre için. Olmaz ise ikinci turda 14 gün sonra yapılacak ikinci turda en çok oy alan 2 kişi katılacağı için mutlaka içlerinden biri %50 üzerinde bir oy alacağından sandıktan 5 yıllık bir hükümet çıkıyor mutlaka. Dolayısıyla sistem istikrar üretecek ve bir daha da 15 Temmuz’da yaşadığımız gibi müdahaleleri, siyaset dışı unsurların içerden veya ülke sınırlarımız dışından ki bugün Avrupa’nın tepkilerine baktığımızda bunu görüyoruz. Türkiye’nin yönetimine müdahale imkanlarını bütünlükle ortadan kaldıracağız.

Bu yeni Anayasa değişikliği sistem değişikliği mi yoksa rejim değişikliği midir?

Bilgisizlikten dolayı, bazıları iyi niyetle ve bazıları kasıtlı olarak çarpıtarak bunu söylemekte.

Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi başlangıçta bunu çok dillendirdi, şimdi son zamanlarda fazla söylemiyorlar ama başlangıçta çok yüksek sesle dile getiriyorlardı. CHP bundan önce ki anayasa değişikliklerine rejim değişikliği olarak itiraz etmiş. CHP kendisinin katılmadığı tüm anayasa değişikliğine rejim değişikliğidir diyor.

O zaman sormak gerekmez mi? Bu bir rejim değişikliği ise, ki bu çok ciddi bir iddiadır neden anayasa mahkemesine gitmediniz?

Bu bir rejim değişikliği ise o zaman bunu anayasa mahkemesine neden götürmüyorsunuz?

Yapmadılar, rejim değişikliğinden kastettikleri şey Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğuna dair düzenleme var bununla ilgili hiçbir değişiklik yok.

Yeni Anayasa düzenlemesinde ilk üç maddenin değişeceği iddalarına ne diyorsunuz?

İlk 3 madde de değişiklik yok onlarda bunu biliyorlar. Bu iddialar tabi samimi olmadığı ortaya çıktı. Kafa karıştırmak için böyle bir iddia da bulunuyorlar. Bu bir rejim meselesi değil, rejim meselesi 1923’te halledilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin yönetim şekli Cumhuriyettir.

Bu sadece hükümet sistemi ile ilgili değişiklik.

Bizim önerdiğimiz bu sistem sadece Cumhuriyetlerde olan bir sistem. Dünyada 59 tane başkanlık sistemi var dünyada bunların hepsi cumhuriyettir. Bizim önerdiğimiz bu Cumhurbaşkanlığı sistemi Cumhuriyeti teminat altına alan, krallık ve saltanat imkanı bütünüyle ortadan kaldıran bir sistemidir. Dünyada bunun örnekleri var.

18 Yaşında Vekil olma konusu da gündemi en çok meşgul eden konular arasında bu konuya da bir açıklık getirebilir misiniz?

Bu sadece 18 yaş değil, 25 yaştan 18 yaşa kadar. Türkiye’de 8.5 milyon 18 yaş ile 25 yaş arası oy veren bir kitle var. İktidarları ve hükümeti belirleyen oy veren bir grup. Bu 8.5 milyon kişi içerisinden azami miktarda kişiler seçilecek. Kendisini yeterli hisseden gençler var bunlar kendine güvenen gençler, ortaya çıktığı zaman değerlendirilecektir. Başka bir şey de 18 yaşında seçilme hakkına sahip olmak Milletvekili olacak demek değil. Biz bir haksızlığı ortadan kaldırıyoruz 8.5 milyon gencimiz oy verebiliyor ama oy alamıyor, biz gençlere güveniyoruz.

“Yeni bir şey değil” , Ak Parti geldiği zaman 2002’de milletvekili seçilme yaşı 30’idi. 2006’da yine Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bir anayasa değişikliğiyle bunu 25’e indirdik bu uygulama bunun devamı.

Tek adamcılık ve Sn. Recep Tayyip Erdoğan için diktatörlük ithamları var bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu diktatör iddiası ile ilgili şunu söylemek isterim, bu yeni bir şey değil. Bu değişiklik olmadan önce de bu ithamları bulunuyordunuz hangisi doğru?

Orta da yeni yetkiler yok, bu yetkiler zaten var. OHAL ilan edilecek diyorlar zaten OHAL’deyiz. Böyle bir yetki var zaten kim karar verdi? Bugün ki sistemde var olan görev ve yetkileri 2 kişi kullanıyor.

Nihai karar veren son kararı veren iki kişi; Başbakan ve Cumhurbaşkanı. Halbuki yeni sistemde biz bunları birleştiriyoruz ve son sözü verecek tek kişi olmasını sağlıyoruz. Dünya’da iyi işleyen bütün sistemler, son sözü tek kişi veren sistemlerdir.

Bizim gibi Türkiye gibi ülkelerde çift başlılık olduğu için Türkiye tüm Cumhuriyet tarihi boyunca Atatürk zamanından beri Cumhurbaşkanı ve Başbakan krizleri yaşamıştır.

İki dönemdir AK Parti ve Cumhurbaşkanımız var Sn. Abdullah Gül ve Sn. Recep Tayyip Erdoğan bu dönemde çift başlılıkta bir sorun yaşandı mı?

Böyle bir sorun yaşanmadı fakat biz bu güne kadar karar vermiyoruz. Biz daha çok Recep Tayyip Erdoğan sonrasını garantiye almak istiyoruz. Güçlü bir siyasi lider var ise zaten istikrar çıkar. Dolayısıyla biz istiyoruz sistemin kendisi istikrar üretsin krizsiz bir yönetim ortaya koyabilsin.

Cumhurbaşkanımız daha yeni Başbakan iken 20 Nisan 2003 tarihinde bunu söylüyor. Türkiye’nin mevcut sistemde devam etmesi mümkün değil. İstanbul İl Başkanıyken de bunu söylüyor. Özal ve Demirel’de bunu söylemiş bunların iki özelliği var ikisi de önemli bu kişiler hem Cumhurbaşkanlığı hem de Başbakanlık yapmış kişiler.

Evet ve Hayır çalışmalarında “Hayır” oyu verecek kişilerin Vatan haini ve terörist olarak itham edilen gibi cümleler kullanıldı bu insanlarda tedirginlik yarattı. Referandum çalışmalarında bu söylemler ciddi tepki çekti, bu tür açıklamalar doğrumu?

Evet ve Hayır’da vatan haini ifadesini kullanan kişi Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Meclis görüşmeleri, Anayasa komisyonları sırasında evet diyenler vatan hainidir dedi.

Tabi şimdi kimse buna bakmıyor. Seçim öncesinde bu tür tartışmalar olur, bizim dediğimiz şey şudur Evet için çalışanlar var ve Hayır için çalışanlar var. Hayır verenler teröristtir demiyoruz. Denen şudur “Hayır Cephesi” kimlerden oluşuyor onlara bakalım.

Evet demekte hayır demekte bir tercihtir ama hangisi doğrudur bunu nerden anlarız metne bakarız içeriğini okuruz onu değerlendiririz. Siyasi bir karar olabilir bu da bir tercihtir.

Fakat bir diğer taraftan kimler Hayır diyor? Bakalım; FETÖ hayır diyor, DHKPC hayır diyor ilave olarak Almanya hayır diyor. Almanya en çok satan gazeteleri her gün Recep Tayyip Erdoğan karşıtı hayır metinleri yazıyor. Hollanda hayır diyor. Hayır diyenlerin listesini karşımıza koyduğumuzda baktığımızda bunlar bu güne kadar Türkiye’nin menfaatini gözeterek hareket etmemiş çevreler. Bizim bundan bir ders bir çıkarmamız gerekiyor. Bunlarla aynı safta aynı onlarla birlikte hareket etmek doğru mudur diye buna bir ölçü olarak dikkate alınması lazım. Terör örgütleri hayır diyor istisnasız.

Yeni Anayasa ile Yargı gerçekten bağımsız olacak mı? Yeni düzenleme ile YSK’ya 6 kişi Cumhurbaşkanı 4+2 Adalet Bakanı ile birlikte ve 7 kişiyi de Meclis seçecek bu şekilde bir tarafsızlık fiilen gerçek olacak mı? Yargı bağımsız + tarafsız olacak mı?

Öncelikle şuradan bakmak lazım Türkiye’de Yasama, Yürütme ve Yargı var. Egemenlik milletindir. Aynen Yasama ve Yürütme gibi Yargıyı da milletle ilişkilendirmek için bir çok ülkede gayret var. Amerika’da jüriler verir temel kararları ve jüri aynen belediye meclis üyeleri gibi halkın içinden seçilir. Millet adına karar vereceği için milleti temsil etsin diye seçiliyor. Türkiye’ye gelince çok farklı standartlar ortaya çıkıyor. Yeni anayasa ile hedefimiz tarafsız ve bağımsız bir yargı sistemi oluşturmak.

Programın ardın dan Silivri’de ki basın mensupları ile bir araya gelen Şentop neden evet dediklerini anlattıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

 


 

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2017, 14:52

özgün deniz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner148

banner132