AKSAKAL'DAN SİLİVRİ SİAD'A ZİYARET

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal referandum öncesi silivri'de bir takım ziyaretler gerçekleştirdi. Silivri Sanayici ve İş Adamları derneğini de ziyaret eden Aksakal'ı SİAD Başkanı Hakan Kocabaş ve Yönetimi karşıladı

AKSAKAL'DAN SİLİVRİ SİAD'A ZİYARET
 Sanayi ve iş dünyasının sorunlarının konuşulduğu ziyarette, referandum çalışmaları dolayısı ile Önder Aksakal DSP olarak neden hayır dediklerini SİAD yönetimi ile paylaştı.

Aksakal: Topluma Milli irade baskısı yapılıyor.

Yaşadığımız olaylar tek başına bir başkanlık sistemi tartışması olmadığını düşünüyorum, çünkü sadece onu tartışmış olsak toplumun demokratik iradesini yok edecek maddelerin içinde olmaması gerekiyor. Bu ülkede değişiklikler olabilir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi deniliyor, şimdi ki sistem farklı bir sistem değil ki! Yine Cumhurbaşkanlığı sistemi, Bakanlar Kurulunu Cumhurbaşkanı atamıyor mu? Cumhurbaşkanı, Başbakan’a görev vermiyor mu? 

Anayasa ne diyor, Cumhurbaşkanı Mecliste bulunan milletvekillerine hükümeti kurma görevi verir. Hazırlıyorlar veriyorlar listeyi,  Cumhurbaşkanı beğenmediklerini listeden çıkarıyor. Onun yerine başkasını koyuyorlar sonuçta da  çıkıyorlar. Bu cumhurbaşkanlığı sistemi değil mi? Tabii irade mevcut anayasaya göre büyük çoğunlukla Meclisde olması gerekir, bir parti tek başına  %60 oy aldı. O bir milli irade değil, o bir seçmen iradesi olur. Ama öbür tarafta bir %40 var, tümünü topladığınızda milli irade demektir. 
Ama topluma sürekli Milli irade böyle istedi diyorlar!

%52 ile seçildim peki diğer %48 kim? Onlar millet değil mi? Onların iradesi yok muydu? Dolayısıyla demokrasiyi bu tip kavramlara oturtmaya çalışan bir anlayış var. Türkiye’nin bundan kurtulması gerekiyor. İstediğin anlaşmayı yapıyorsun, Parlamento da yeterli çoğunluluk var, istediğin kanunu çıkarabiliyorsun. 

Demek ki pranga olan Meclisin yasamaları denetletmesi yada yargının bu işi takip etmesi, kontrol etmesi. Şimdi bunlardan kurtulma amacı varsa halkın böyle bir kurtulma amacına icaz etmemesi gerekiyor. Çünkü sayın Cumhurbaşkanımız ne diyor ben faniyim, doğru biz zaten onun için konuşuyoruz. Biz seni tanıyoruz, 15 senedir neyi yapar neyi yapamaz aşağı yukarı kestirebiliyoruz. 
Bir de senden sonra gelecek adam “Dengesizin Biri” gelirse ne olacak?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Deneme Tahtası Değildir.

Geçenlerde biri şunu söyledi: “ Ya ne olacak üç beş sene deneriz olmazsa yeniden eskisine döneriz. “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir deneme tahtası mıdır? Anayasa bu şekilde mi yapılır? Dolayısıyla bizim bu badireyi atlatmamız lazım. Sizin hiç görüşünüz alındı mı, bu 18 madde ile ilgili? Hiç kimsenin görüşü alınmadı ki, üniversitelerin alınmadı akademisyenlerin alınmadı. Bu anayasa hepimizi ilgilendiriyor. Anayasa herkesi kapsayacak. Dolayısıyla üniversitelerde kürsülerde bunun tartışılmış olması gerekiyor.

Çok adaletli bir uygulama olmadığını düşünüyorum!

Onun için yani hükümetin bir an evvel, başta sayın Cumhurbaşkanının, ya bu işte bir yanlışlık var gelin kendi topuğumuza sıkmayalım. Bu millet bizim, bu devlet bizim demesi gerekir. 
Kendilerinin hazırlamadıkları yada kendilerinin detaylı incelemedikleri bu anayasa paketinden vazgeçmeleri gerekiyor. 

Dün sayın Devlet Bahçeli  bu eyalet hikayesi ne demek dedi? Şimdi bu soruyu soran bir parti genel başkanı 18 maddeyi okumamış demektir. Eğer böyleyse ben o danışmanı yanımda tutmam alsın görevden! Üzücü bir manzara, umarım halk hadiseye hakim olur. Evet çıkarsa dünyanın sonu mu olur? Elbette olmaz. İnsanlar yine aynı bakkala gidip alışveriş yapacak, aynı sanayici firmasından mallarını alacak. “
Hakan Kocabaş Uzlaşı ortak yol olmalı.

Biz Demokratik Sol Parti’yi bir bakıma rahmetli Bülent Ecevit’in emaneti gibi görüyoruz. Gerçekten o da Türk siyasetinin çok önemli insanlarından biriydi. Allah rahmet eylesin. Mutlaka dürüstlük siyasetin en önemli şeylerinden biri olması gerek. Onda da bu hasret vardır. Umarım DSP’nin bu yönetiminde bu devam ediyordur. 

Kocabaş Milli Birlik Çok Önemli.

Biz aslında sanayiciler olarak her şeye aynı gözle bakıyoruz. Siyasetçi'nin ülkeye hizmet etme zorunluluğu var. Bizler seçiyoruz sizlerde hizmet ediyorsunuz. Ben şunu düşünüyorum şahsen, Evet de çıksa Hayır da çıksa, bence 17 Haziran’da daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Evet çıktıysa eğer, 6 ay çok önemli anayasal değişiklikler olacak. Orada muhalefetin çok iyi çalışması gerekiyor. Eğer hayır çıkarsa yine muhalefetin uzlaşım kültürüyle birlikte yapıcı öneriler ortaya çıkarması gerekiyor diye düşünüyoruz.

 Aşağı yukarı 3 senedir Dernek olarak söylediğimiz şu , Milli birlik beraberliğimiz çok önemli. Güçlü birlik, güçlü iktidar çok önemli, iktidar sadece güçlü olmasın, muhalefette güçlü olsun ki ortaya koysun yapıcı olsun. İnşallah 17 Nisan hayırlısı olur. İnşallah Türkiye çok daha ileriye gidecek. Ben dün başkan Topbaş’a da bazı bilgiler verdim. Özellikle ekonomide gerçekten iyiyiz.

 Avrupa ülkelerinde büyüme hızı 0,8 iken, Türkiye’nin büyüme hızı geçen hafta yapılan araştırmalar sonucu 2.9. yeterli mi? değil ama bir büyüme var ve gerçekten diğer yerlerde daralma olduğu halde bizler ilerlemek için çalışıyoruz. Suriye’de savaş var,  Libya kötü ama yine de sanayici çalışıyor. Demek ki Siyasetçi, sanayici ile birlikte,  halkla birlikte el ele bir yerlere geleceğimizi düşünüyorum. Uzlaşım kültürünü geliştirmemiz lazım. 

DSP Genel Başkanı Aksakal Büyüme Borçla Olmaz.

“Onun için DSP’yi iktidar yapmamız lazım. Uzlaşım kültürünün Türk Siyasetinde temsilcisi Ecevit’ti biliyorsunuz. Demokratik Sol felsefe, siyaset hep bunun üzerine kurgulanmış. Gerektiğinde görevden ayrılabilmeyi, gerektiğinde kafa tutabilmek siyasi harekettir. 

DSP Ecevit ile birlikte vücut bulmuştur, umarız önümüzdeki süreçte bu olanakları yakalayabiliriz bizde. Tabi  büyüme oranı tek başına bir şeyi ifade etmiyor. Bir ülke diyelim 100 lira borcu varken %2.9 yada %1 büyüyorsa 1000 lira borçla 2.9 büyüyorsa bu da çok hayırlı bir iş değil. Bir taraftan toplumu gırtlağına kadar borca batırıyorsanız, %2.9 büyümek çok sağlıklı değil. Neden? 150 milyar dolarla alınmış bir devlet vardı. Şimdi trilyonlara yaklaştı. 

Sanayiciler olarak Devletimizin yanındayız.

Türkiye’nin geleceğinde ihracat var. Her zaman bu ülkenin iç piyasasında yapılan işler bir cepten alıp diğer cebe koymak gibi bakıyorum ben. Ama ihracat olduğu zaman başkalarının cebinden aldığımız parayı kendi cebimize almak diye bakıyoruz. Bizde şimdi sanayiciler olarak devletimizin yanında olmaya, dünya şartlarına uymaya ve her olanakta da toplum içinde de neler yapabiliriz diye bakıyoruz. Onun için inşallah güzel günler bizi bekleyecek. Çocuklarımıza güzel günleri yaratmamız lazım, onlar için daha iyi şeyler düşünmeliyiz.  Evet diyenler de çocukları için diyor,  hayır diyenler de çocukları için diyor. Onun için yüzde kaç olursa olsun pazartesi inşallah onun peşinden gideceğiz. İnşallah hayırlı olur.







Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2017, 14:32

özgün deniz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner148

banner132