SİLİVRİ DE SİYASET KİMLERE KALDI

Aslen Silivrili değilim ama Silivri'yi ve Silivrililer'i tanıyacak kadar uzun zamandır Silivri'de yaşıyorum.

Genele baktıgın zaman benim gibi dışardan gelen çok kişi var.

İstanbul ile kıyasladığımda iyi ki Silivri'de yaşıyorum demekten kendimi alamıyorum.

Size uzun uzun Silivri'yi anlatacak değilim, Silivri anlatılmaz yaşanır bence...

Silivri'de iki ayrı yaşam var; birincisi her şeyleri siyasete  endeksli bir kesim ikincisi de her şeyden bir haber ekmeğinin derdine düşmüş bir kesim var.

Günlük hayatını ve hatta deyim yerindeyse tüm hayatını siyasete adamış insanlar azımsanmayacak kadar çok silivride.

Buna karşı değilim her işin bir ustası var ve siyaseti de siyasetle ilgilenenler yapmalı diye düşünüyorum.

Ama gelin görün ki maalesef bizim Silivri'de bu işler öyle olmuyor işte.

Siyasetten anlayan anlamayan herkes özelliklede sosyal medyanın gücünü kullanarak ucuz ve kalitesiz siyaset yaparak bu işi iyice ele ayağa düşürmüş durumdalar. 

Haaa tabi gazeteci olarak da kendimize öz eleştiri yapmak lazım birde;

Basın camiasında aklı sıra siyasete ve iş dünyasına  yön vermeye çalışan bazı gazeteciler var.

Bütün gün siyasetçilerle sohbet edip  onlardan öğrendikleri üç beş kelime ile köşe yazısı yazarak veya sosyal medyadan fotoğraf paylaşarak tahminlerde bulunmakla kendilerini tatmin etmekten başka bir işe yaramıyor, daha ne kadar  yanılacaklar merak ediyorum.

Bu gazetecilere tavsiyem herkes en iyi bildiği işi yapsın yok biz siyasetle de ugraşalım derlerse de o zaman gazetelerini kapatıp siyasete soyunsunlar.

Çünkü gazetecilik;  Yalanla hile ile biz bir numarayız diye kendini kandırmakla olmuyor. Bunun en yakın örnekini Silivri esnafı ve silivri halkı bu gazetecilere cevabını verdi

Tabi birde işin şu boyutu var özelliklede bazı üst düzey siyasetciler veya iş adamlarından talep ettiklerini yada istediklerini yaptıramayınca, o zamanda kızgın boğa gibi hemen saldırı moduna geçen gazeteciler de var maalesef.

Öyle ofislerimizde, cafeler de çay bahçelerinde  oturup sosyal medyadan aldığımız fotoğraflara yorumlar yaparak köşe yazmakla da olmuyor.

Dedim ya maalesef siyasetin ele ayağa düştüğü günlerdeyiz.

Siyasetçiler siyaset,

Gazeteciler gazetecilik,

İş adamları işini yapacak. Yani demem o ki herkes sınırını haddini yerini ve konumunu bilecek.

Öyle fısıltı gazetesi ile  dedikodu yaparak yada sosyal medya hesaplarından ahkam keserek kimse haddini aşmayacak.


Aptala beylik vermişler önce babasını kesmiş..

Alçakta yatanı sel, yüksekte yatanı yel bulur diye boşuna dememişler.

 

 

 

 

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
SAVAŞ AKIN
SAVAŞ AKIN - 7 yıl Önce

toplumumuzdaki en büyük sorunlardan biri, herkesin bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmasıdır. daha vahimi bu ahmaklar düştükleri acizliği fazilet olarak görüp kendileri ile övünüyor.. herkes her şeyi biliyor. ama kimse en iyi bildiği işi yani mesleğini layıkıyla yerine getirmiyor. google'de bilgi sormanın adı araştırma olmuş.etraf, kitap okumayan, öğrenmeyen 'benim doğrum en doğru' diyen ahmaklarla dolmuş. kısacası ayaklar baş olmuş.

banner148

banner132