SİLİVRİ'DE GAZETECİ OLMAK

 Meslek yelpazesi en geniş olan zanaattır.

Yapımcısından, dağıtımcısına kadar en dikkat isteyen bir meslektir. Habercisi, yorumcusu, editörü, muhabiri, mesul müdürü, imtiyaz sahibi herkes gazeteci kimliği altında toplanır.

Fransızlar, jurnalist derler ama bizim dilimizde Jurnalci olarak yerleşmiştir. Biz de adeta “ispiyoncu” gibi bir tanımla söylenmektedir.

Şehir dışına çıktığımda; gittiğim yerlerin önce yerel gazetelerini araştırır, bir de müzesi olup olmadığına bakarım.

Trakya’da yerel basın olarak çalışanları ve çıkan gazete sayısı olarak birinciyiz.  Bölge olarak Bursa’nın dışında diğer illerle de başa başızdır. (B. Çekmece- Silivri)


Silivri’mizin yerel gazete ile ilk tanışıklığı 1945- 1947 yılları arasındadır. Adliye Kâtibi olarak İlçemize atanan müştak bey (Mehmet Ziya) bazen haftalık, bazen aylık olmak üzere tek bir yaprak üzerine önlü arkalı basılmış

“Silivri Postası” adlı gazeteyi çıkarmaktadır.


Daha ziyade Adli haberleri konu eden, bayramlarda ve özel günlerde çıkarılmaya özen gösterilen bir yerel gazetedir. (Çalışanları ve basıldığı yer konusunda bilgi edinilememiştir.)


Yıl 1951, Münir Zeki Bircan O yılların ağır şartları altında Trakya Ekspres adı altında gerçek gazete boyutlarında 8 sayfalık bir yerel Gazete çıkarmaya başlar.

1982 yılına kadar aralıklarla çıkmaya devam edecek olan bu yerel gazetemiz ile tanışmam 1976 yılında olur.


Normalde gazeteciler siyasete atılırken; ben de tam tersi olacaktır. Siyasetten gazeteciliğe geçiş yapacaktım.


Duvar yazıları yazarken, gazete yazıları yazmaya başladım.(Ayrıca kaleme alacağım)


Tabi bu arada başka ağabeylerimizde muhabirlikler yapıyordu.


Rahmetli Ahmet Altınörs, Hem ulusalda hem de Trakya Ekspres’te habercilik yapıyordu.


Rahmetli İsmail Simitçi (Güçlü) ağabeyimiz de Hürriyet muhabirliğine 1975 yılında başlar. Aynı yılların kuvvetli
bir gazetesi olan Günaydın’ın muhabirliğini Anadolu Bankası çalışanlarından Vehbi Güler ağabeyimiz üstlenmiştir.


1970 yıllarda diğer bir muhabir ağabeyimiz vardır ki; yanılmıyorsam Milliyetin muhabirliğini yapmaktaydı. Gazeteci arkadaşımız Cem Güner’in babası Muammer Güner ağabeyimizdi. Silivri’den daha ziyade İstanbul karşı tarafın muhabiriydi…


Bizim de ürün verme zamanımız gelmişti. 1988 yılında Ben, Sami Düvenci, Erdal Sezgin (Erdal Hoca) ve Şeref Erel Silivri Haber’i çıkaracaktık.


Daha sonra yanımıza Ahmet Hakan Coşkun ve ağabeyi Abdullah Coşkun katılarak gazetecilikle tanışacaklardı.

1990 yılında Hürbakış rüzgarı bizi de etkilemişti ve toplu bir şekilde geçiş yapacaktık. 1994 yılına kadar Yavuz Kaynarca, Refik Bek, Cem Güner, Ahmet Hakan  Coşkun, Hürbakış’ın çatısı altındaydık.


Buradan ötesini sanırım hepimiz biliyoruz.


Silivri Manşet gazetesi, yerel gazeteciliğe yeni bir anlam getiriyor. Sevgili Deniz, Gazete gelirlerinin bir kısmını okumaya ihtiyacı olan ögrencilere burs olarak verecek.


Böyle güzel ve ayrıcalıklı bir misyon üstlenen arkadaşımızı yalnız bırakmak olmazdı. Bir ucundan da biz tutalım dedik. Bu köşede makale, Hikaye ve yorumlarımla beraber olacağız.


Hoş geldin Gazete Manşet ve Merhaba sevgili Silivrililer.

LÜTFÜ ERTÜRK

 

YORUM EKLE

banner148

banner132