SEN KİMSİN Kİ TEHTİDİ

Ülkece çok enteresan günler yaşıyoruz.

Çıkarılan son kanun hükmünde kararnameler '' Ben istedim oldu'' zihniyetiyle yürürlüğe girerken, bu işin nereye varacağını hesap etmeyen yetkililer oldu bittiye getirdi herşeyi.

KHK ile çıkartılan yasada sivillerin sillahlanmasıyla önünün açıldıgını öğrenince dehşetlere düştüm resmen. Umutsuzluk yok diyorum kendi kendime ama her geçen gün baskıcı ve dayatmalarla çıkarılan kanunlar ve uygulamaları gördükçe endişelerim artıyor.

Söz  konusu KHK’yla ‘15 Temmuz darbe girişimi ve girişimin devamı niteliğindeki eylemler’e müdahale eden sivillere cezai sorumsuzluk getirilmişti ve bunun devamı olarak da bu tür eylemlere müdahil olacak sivillere cezai dokunulmazlık getiren düzenleme konusunda da “Darbe girişimi ve girişimin devamı niteliğindeki olaylara karşı mücadele de sivillerin müdahil olması konusunda kim karar verecek? 

Yetki kimde olacak?

 Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın % 50 yi evlerinde zor tutuyorum dediği insanlar yıllardır silahlandırılıyordu da şimdi yasal yolu açılda da bizim mi haberimiz yok !
Kefenlerimizi giydik bekliyoruz, yol ver gidelim Taksimi ezelim diyenler yıllarca Pkk terör örgütünün şehit ettiği askerlerimiz söz konusu olunca gık larını çıkarmıyorlar.

Söz konusu yıllardır Orta Doğuda Türkmenlere ve müslümanlara yapılan katliamlar olunca sanki görünmez oluyorlar.

15 Temmuz darbe girişimi gecesi bütün halkı sokaklara davet eden Cumhurbaşkanımız önümüzde ki seçimlerde ve başkanlık seçimlerinde seçimi kazanamazsa '' bize seçimle darbe yaptılar, tüm vatandaşlarımı sokağa davet ediyorum'' mu diyecek. 

Bu işin sonu nereye varacak hiç düşünüyormusunuz?

Başkanlık sisteminin getirecegi tek adam rejiminin yan etkileri şimdiden ortaya çıkmaya başladı. Hadi geçmiş ola ''EVET'' diyen milletime.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz son dakika açıklaması ile KHK ile çıkardıkları maddeyi savunarak, KHK ile 15 Temmuz ve sonrasında 'terör' eylemlerine müdahale eden sivillere getirilen yargı dokunulmazlığı için Terörle mücadeleyi güçlendirmeye yönelik dedi. 

Bu ülke yıllardır pkk terör örgütüyle müdacele ederken Aslan parçası polislerimiz, askerlerimiz, sivil masum yurttaşlarımız şehit edilirken neden terörle mücadele için bu çalışmaları yapmadınız. 

Ayrıca 80 milyon yurttaşımızı temsil eden TBMM dururken bir gecede OHAL'in arkasına sığınıp KHK ile kanun çıkarmak da ne oluyor !

Her eline silah alan öldürdüğü kişi için teröris olduğunu düşündüm ve vurdum diyerek işin içinden çıkacak konuma getirdiniz bu olayı.

Gelinen son noktada 696 sayılı KHK ile 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında resmi görevlilere getirilen yargı zırhı sivilleri de kapsıyor.

Darbe girişimini ve bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden sivil kişiler hakkında resmi sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın hiç bir idari, mali veya cezai işlem yapılamayacak.

Güzel memleketim teksasa dönerse hiç kimse şaşırmasın artık. Zaten hali hazırda hergün işlenen cinayetlerin önüne geçilemezken bir de sivillere getirilen dokunulmazlık zırhının ardına saklanacak olan cemaat yapılanmaları, mafya vari oluşumlar ülkeyi büyük bir kaosun içine itmez de ne yapar sizce.

Çok mu karamsar ve kötü bir senaryo düşünüyorum diye defalarca sordum kendime ama madalyon'un her iki tarafına da baktıgımda nerden tutarsan tut elinde kalıyor maalesef.

Diyanet işlerine bağlı müdürlüğün sms ile faksla eşinizi boşayabilirsiniz fetvasına mı güleyim, izmirde Süleymancılara ait bir okulda 12 yaşında 9 çocuğa din dersi öğretmeni tarafından uzun süredir uygulanan ve ifadesinde ''çocukların rızası vardı'' dediği cinsel istismar olayına mı yoksa KHK ile çıkarılan kanunları eleştirdiğim için '' biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık sen kim sin ki Erdoğanı eleştiriyorsun'' diyerek beni tehtih eden Ak Partililere mi üzüleyim bilemedim. 

Biz hangi ağlanacak halimize gülelim siz karar verin.


 
YORUM EKLE

banner148

banner132