Sağlık:
14 Mart Tıp Çalışanları Unutulmadı
 Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının ardından kısa bir konuşma yapan Dr. Fethi Bozçalı ‘’ bu yağmurlu havada buraya gelerek bize destek vermeniz bize güç verdi dedi.

Dr. Meltem Irmak dan  Tıp Bayramı Mesajı

14 Mart günü, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının giderek artan sorunlarını, sağlık hizmetlerinin halka yansıyan halini, taleplerimizi, sizlerle, kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Ülkemizde modern anlamda ilk tıp okulu (Tıbbiye i Amire), 14 Mart 1827’de II. Mahmut döneminde açılmış; tıp eğitiminin modernleşmesinin başlangıcı olarak kabul edilen 14 Mart, ülkemiz de 1919’dan beri her yıl 14 Mart Tıp Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Hekimler, 14 Mart haftasında sorunlarını dile getiriyor, taleplerini sıralayıp, toplumun sağlık hakkına ve sağlık çalışanlarını çalışma haklarını, isteklerini kamuoyunun gündemine getirmeye gayret ediyor.

Sağlık hizmetleri piyasa koşullarına, tüketime dayalı sürdürülürken, hastalara ancak 5 dakikayı bile bulamayan sürelerde muayene dayatılmakta, nitelikli sağlık hizmeti yerine sağlık endüstrisinin karlarına kar katılmakta, toplumun sağlığı bu durumdan zarar görmektedir.

Niteliği düşük sağlık hizmeti, sağlık çalışanına şiddeti salgın boyutuna vardırmış, günde ortalama 31 sağlık çalışanı şiddet görmeye, bazen bir hastanede günde 3 hekim arkadaşımız şiddete uğrar hale gelmiştir…

Sağlık hizmetlerinden sigorta kapsamında faydalanmayan nüfusumuz giderek artarken, halkın cebinden katkı, katılım, fark, özel işlem, ilaç farkı adlar altında alınan paralar sayesinde sağlık sistemi adeta sürümden kazanan karlı işletmeler haline dönüştürülmüştür.

Sağlık çalışanları, performansa dayalı gece gündüz esnek ve fazla çalıştırıldıklarından, iyi hekimlik değerlerine göre mesleki etkinliklerini yeterince yerine getirememenin üzüntüsünü taşımaktadırlar.

Sağlık çalışanları, OHAL kapsamında çıkarılan KHK’larla haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atılmakta, özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları engellenmekte, özel sağlık birimlerinde çalışan arkadaşlarımızın ücretleri düşürülmekte, gasp edilmekte ya da ödemeleri aksatılmaktadır.

Taleplerimiz:

Türkiye’de daha iyi ve nitelikli bir hekimlik ortamının sağlanması için çabalarını sürdüren Türk Tabipler Birliği (TTB), bu amaçla çeşitli yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyor:

TTB, bu taleplerin bir gereği olarak ya başta özlük hakları, çalışma koşulları ve sağlıkta şiddet olmak üzere çeşitli konularda yasa taslakları hazırlayarak ilgili mercilere paylaşmaktadır.

Buna göre:

Kamu ve özel ayrımı gözetmeksizin hekim güvenceli çalışma hakları sağlanmalıdır.

Haftalık çalışma süresi, fazla mesailer ve nöbetler de içinde olmak üzere, 48 saati aşmamalı, kamu sağlık kuruluşlarında günlük, haftalık ve aylık fazla çalışma süresi üst sınırı getirilmelidir

Asistan hekimler için, nöbetler sırasında eğitim alma durumlarını da gözeterek hastalık fazla çalışma üst sınırı 56 saati geçmemelidir.

Çalışma ortamlarında gerekli fiziksel düzenlemeler (dinlenme odaları, temizlik ve bakım için çalışanlara özel tuvaletler vb.) yapılmalı, yönetim demokratikleştirilmeli, alınan kararlarda çalışanların katkı ve katılımı sağlanmalı, sağlık kurumlarının sosyal olanakları (çalışan çocukları için kreş, servis vb.) artırılmalıdır.

Yıllarca haftada 40 saatlik yasal sürenin çok üzerinde ve ağır koşullarda çalıştığımız halde bugüne dek bir türlü verilemeyen “fiili hizmet zammını” talep ediyoruz.

Çalışan her bir yıla; 

Sağlık hizmeti veren işyerlerinde çalışan sağlık personeli için 120

Gece, tatil günü ve fazla süre, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanlar için 150

Daha ağır ve yıpratıcı acil, yoğun bakım vb. işlerde çalışanlar için 180 gün fiili hizmet zammı eklenmesini talep ediyoruz.

Mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim veren kurumlarda iş; öncelikle eğitim, daha sonra araştırma ve en son olarak sağlık hizmeti sıralamasıyla tanımlanmalıdır.

Hekim ücretleri iç in önerilerimiz dikkate alınmalıdır:

Sağlık alanındaki mesleki eğitimin niteliğinin giderek bozulduğunu, bunun halkımızın geleceğini tehdit ettiğini görüyoruz. Sağlık eğitiminde meslek örgütleriyle ve ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılmasını, sayıyı değil niteliği önceleyen bir politikayı talep ediyoruz.

Sağlıkları, yaşamları, kısaca canları tehlike altında olan sağlık çalışanları; sağlık alanındaki şiddetin, sağlık çalışanlarının mesleklerini hasta yararına ve özerk bir biçimde sunmalarını engellemeye yöneldiğini, sağlık hizmetlerini kesintiye uğrattığını, diğer hastaların da sağlık hizmeti alma haklarını ihlal ettiğini ve böylece kamu sağlığını bozduğunu belirtmektedirler. Bu durumun önüne geçecek tedbirlerden biri olarak, Türk Ceza Kanunu’nda örneği de olan yeni bir yasa maddesinin kabul edilmesini, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün üyelerinden acilen talep etmekte ve beklemektedirler

Katkı, katılım paylarıyla, istisnai hizmet tanımıyla, fark ücretleriyle, 5 dakikalık randevu süreleriyle halkımızın nitelikli sağlık hizmetine erişimi kısıtlanmaktadır. Nitelikli sağlık hizmetine bütün yurttaşlarımızın tamamen ücretsiz ulaşabilmesini talep ediyoruz.

Hekimler ve diğer sağlık çalışanları insani bir çalışma koşulları için sürdükleri hak arama mücadelesini ve halkın eşit, ücretsiz, ulaşılabilir iyi sağlık hizmeti alma hakkını savunmaya devam edecektir.

Her yerde ve her koşulda ‘İyi hekimlik’ yapmak istiyoruz….

Saygılarımızla

İSTANBUL TABİP ODASI 

SİLİVRİ TEMSİLCİLİĞİ















 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner148
banner132

Meyve suyunu hayatınızdan eksik etmeyin.
Yaz aylarının serin içeceği ve sağlık deposu meyve suyu'nun faydalarını da görünce hayatınızdan...

Haberi Oku