Röportaj:
ŞAHİN VE GAMZE İLE SİLİVRİ'Yİ TADIYORUZ
 Mavi ve Beyazın Derinliğine Yolculuk; Santorini Cafe!

Merhaba sevgili okurlarımız! “Şahin ve Gamze ile Silivri’yi Tadıyoruz”un dördüncü haftasında bir kez daha beraberiz ve lezzet avımız kaldığı yerden devam ediyor!

Bu hafta sizlere fazlasıyla sakin, rahatlatıcı ve ferah bir mekândan bahsedeceğiz. Sizi ilgi çekici konseptiyle mavi ve beyazlarla dolu bir yolculuğa çıkaran Santorini Cafe’ye konuk olduk. 

Santorini Silivri’nin en “genç” işletmelerinden biri. Böyle dememizin başlıca iki sebebi var. İlki, Silivri’de ki bazı önemli yerel siyasetçilerin de katılımıyla gerçekleşen açılışının ardından henüz iki ay gibi kısa bir süre geçmiş olması.

İkincisi de sahiplerinin oldukça genç olması. Cafe'nin sahipleri Silivri’nin Fener Köylü ikizleri İlkay ve Türkay Güvenç, yılların tecrübeli cafelerine meydan okuyabilen cinste bir hizmet vaad ediyorlar! İkizlerin bir hayli maharetli olduğu su götürmez bir gerçek.

Mekân'ın sahipleri olmalarına rağmen sürekli aktif olarak çalışıyorlar. Mutfaktan nargileye, kasaya, temizliğe kadar her işi halledebilen bu gençler gerçekten takdir edilesi bir şevkle çalışıyorlar.

Size biraz da mekânın asıl vurucu özelliği olan konseptinden bahsedelim. Neredeyse her köşesine mavi ve beyaz tonlarının hâkim olduğu bu şirin mi şirin cafe, adını aldığı Yunanistan’ın “Santorini” adasından esinlenilerek dekore edilmiş.

Santorini adasında da her tarafta mavi ve beyaz renkleri var. Cafe de ki Santorini adasından bir manzaranın yer aldığı fotoğrafının ışıklandırılmalı tablosu oldukça ilgi çekici. Bir çok müşteri bu tablonun önünde fotoğraf çektiriyormuş.

Bunların dışında Silivri’nin pek çok mekânının problemi olan masalar arasındaki mesafenin az oluşundan kaynaklanan sıkışıklıktan Santorini’de eser yok. Mekân geniş ve rahat, masalar arasındaki mesafe yeterli. Kalabalık değil sakin bir cafe.

Kafa dinlemek için fazlasıyla ideal. Yalnız mekânın eksilerinden biri merkeze uzak olmasının yanı sıra denizi görmeyişi. Ada konseptli bir cafenin denizi doğru düzgün görememesi iyi olmamış tabi.

Ayrıca insanlar o kadar yol yürüyüp sahile geldikten sonra en azından denizi gören bir mekânda oturabilmek istiyor kimi zaman. Her neyse biz Santorini’nin olumlu yönlerine dönelim. Çalışanlar da saygılı ve güler yüzlü, servis (yemekler için geçerli) bir tık daha hızlı olabilirdi. 

Güvenç kardeşler yakında cafeye canlı müzik ve projektör ile büyük ekranda maç keyfini de getireceklerini özellikle belirttiler.

Menülerde ise yok yok! Kahvaltısından tutun da köfte, tavuk ve makarna çeşitlerinden tatlısına kadar her şey mevcut.  Yani ayarındaki diğer cafelerle yarışamaması için ortada hiçbir sebep yok.

Ama Santorini’nin özellikle iddialı olduğu esas konu nargile. Silivri’de ki birçok mekânı sık, sık ziyaret eden insanlar olarak biz bu kadar uygun fiyata (13 TL) bu kalitede nargileyi başka bir mekânda bulabileceğinizi sanmıyoruz.

Biz mekânı birden fazla kez ziyaret ettik ve nargilesinin dışında köri soslu tavuğunu, etli saray mantısını ve tavuklu fettuchini isimli makarnasını da tattık. Hepsi birbirinden lezizdi yalnız köri soslu tavuğu biraz daha sıcak servis edip porsiyonunu biraz daha büyük tutmalarını tavsiye ediyoruz.

Daha az sebze, daha çok tavuk :)

Santorini Cafe’ye hem hizmet hem de lezzet kulvarında 4 puan veriyoruz ve böylelikle çiçeği burnunda cafemiz totalde ortalamanın üzerinde bir puan elde etmiş oluyor. Mekânımızın genç sahipleri İlkay ve Türkay Güvenç’e atıldıkları zorlu ticaret hayatında bolca başarı ve kazanç diliyoruz. 

Tecrübe kazandıkça hem kendilerini hem de zaten iyi olan mekânlarını çok daha fazla geliştireceklerine olan inancımız tam!

Eğer siz de tavsiyelerimizi beğendiyseniz Piri Mehmet Paşa Mahallesi, İnönü Caddesi, 54/A; 34570, Silivri adresine giderek mekânı bir de kendiniz deneyimleyebilirsiniz. 

Ayrıca bizleri instagram sayfamız olan “@silivriyitadiyoruzz” hesabından da takip edebilirsiniz. Görüşmek üzere, şen ve esen kalın!
 
Şahin DİRİK & Gamze Dilara KAÇIRAN







Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner148
banner132

HANGİ YÜZLE OY İSTEMEYE GELECEKLER.
Alper Tezcan’ın babası Şinasi Tezcan, 2000 yılında Galatasay maçında oynarken geçirdiği sakatlık sonrasında,...

Haberi Oku