ÖYLE BİR TEMMUZ Kİ !

Öyle bir haftaya başladık ki Silivri olarak yıkıldık desem mübalağa olmaz. 


Genç işini severek yapan Silivri ile yakından ilgilenen emniyet müdürümüz Hakan Çalışkan makam odasında yaşamına son vermeyi tercih etti. 



Çevremizden pek çok duyum aldık kimler ne yakıştırmalar yaparak neler söylemedi ki. Ölmüş birinin arkasından konuşmanın büyük bir günah olduğunu unutmuş sanki çevremizdeki insanlar.


 Artık Allah ile kendisi biliyor ne olduğunu. Bunu da bundan sonra kimse bilemez. İntihar etmek dinimizce günah sayılmıştır ve kabul edilmiştir. 



Benim ise söyleyebileceğim iki cümle; Allah günahlarını affetsin çünkü gördüğümüz tanıdığımız bildiğimiz kadarı ile iyi bir insandı. Ailesine özelliklede anne ve babasına Allah sabırlar versin, yüce Allah kimseyi evlat acısı ile sınamasın.


2017 nin  Temmuz ayını Silivri olarak hiç unutmayacağız sanırım. Bölgemizde yaşanan sel felaketi  zamansız kaybettiğimiz isimler bizlerden çok şey götürdü. 


Çok şükür sel felaketinde can kaybımız olmazken maddi kayıplarımızda göz ardı edilemez. Eleştirdiğimiz zaman ‘’ Hadi oradan’’ diyenlerimiz vardır. 


Eski belediye başkanlarımızdan birinin sözü bu ‘’ Silivri’nin alt yapı sorunu kalmadı’’ diyenler şimdilerde neredeler ? 

Olmuyor, gördüğünüz gibi çözülmemiş eğer hala daha Silivri üzerinde hak idda edebiliyorsanız bir daha düşünün derim.

 2009 Yılında’’ zarar gören esnafımıza, halkımıza yardım yapacağız kimse mağdur olmayacak’’ diyenler o zaman mağdur bıraktılar inşallah şimdi bırakmazlar. 

O dönem 900 TL yardım parası ödeyip 1500 TL mahkeme masrafı ödeyenleri biliyoruz. 


Yani siyasi rantlarınıza lütfen gariban halkı müdahil etmeyiniz. Yapacaksanız yapın yapmayacaksınız insanları heveslendirmeyin.

Ağustos ayı Silivrimiz için hareketli olacak Akp ve Chp ilçe kongreleri geldi çattı. Parti içi hareketlenmeler var. Şuan ne var ne yok derseniz ? Ortada hiçbir şey yok herkes çok sakin.

Partiler ve başkanları için hayırlı olmasını temenni ediyorum bekleyip göreceğiz hep birlikte sonuçları.


Dış işleri Bakanlığı yaz dönemi kararnamesi ile büyükelçilerin ataması yapıldı. Dikkatlerden kaçmayan nokta ise Merve Kavakçı’nın Kuala Lumpur Büyükelçiliğine atanması oldu. 

Merve Kavakçı’nın geçmişini bilmeyen yoktur herhalde fakat bilmeyenler için kısa bir özet geçmek gerekirse 1999 Yılınıda Fazilet Partisinden milletvekili olarak seçilen Merve Kavakçı Başörtüsü ile meclise giremediği için yemin edememiş. 

Milletvekilliği düşürülmüştü.İzinsiz bir şekilde ABD vatandaşlığına geçen Merve Kavakçı daha sonra tekrar Türk vatandaşlığına geçmişti. 

O dönemde büyük sansasyon ve olaylara neden olan durum bugün tam tersine dönmüş gibi. Fakat daha da ilginç olan bir durum var ki Büyükelçi olarak atanan Merve Kavakçı’nın eşi Kafkas Üniversitesi  öğretim görevlisi Cihangir İslam  Khk ile mesleğinden uzaklaştırıldı.  

Tüm Türkiye’nin gözü önünde bunlar yaşanırken Merve Kavakçı’nın Büyükelçiliğe getirilmesi hangi mantık ve akılla yapıldı ben çok merak ediyorum. Samimiyet arıyorum daha doğrusu. 

Devletin terörle teröristle verdiği mücadeleyi sonuna kadar destekliyor ve sonuna kadar devletimin yanındayım. 

Lakin yaşanmışlar var ki akıl tutulmasından ibaret gibi gözüküyor. Verilen mücadele böyle durumları göz ardı edilmesi ile inandırıcılığını tamamen yitiriyor. 

Teröre karşı bu Ülke çok şehit verdi ve vermeye devam ediyor ve seve seve de bu vatan için şehit olmaya hazır bu ülkede milyonlarca insan var. 

Fakat kirli siyasi oyunlara verecek tek bir canımız yok bizim. İnanın inandırıcı olun ve bu terörün kökünü kazıyın, siyasi rantlarınızı ön planda tutmaya devam edecekseniz ailelere evlat acısı yaşatmaktan vazgeçin.

Bu dünyadaki adalet terazisi elbet şaşar ama öbür dünyada Allahın terazisi kesinlikle şaşmaz. 

Bu dünyada ki adaleti paranızla satın alabilirsiniz ama öbür dünyada ne malınız ne mülkünüz bir işe yaramayacak. 

Sadece vicdanınızla ve yaptıklarınızla yargılanacaksınız.

 ŞanlıUrfa’nın Siverek ilçesinde put diyerek Atatürk heykeline saldıran şahsı televizyonlarda hepimiz gördük.

Buradan ağız dolusu öyle şeyler yazmak istiyorum ama maalesef yazamıyorum. 

O kişiye sormak gerek bu zamana kadar Anıtkabir de kimi görmüş acaba sağa sola ağaçlara çaput bağlarken ? Kimi görmüş acaba ev araba isterken ? 

İsalm’ı çarpıtarak anlatanlara lanet olsun. Atatürk’e duyduğumuz ve gösterdiğimiz sadece saygıdır.

Bunu idrak edemeyecek kadar beyin yoksunu olanlar seve seve çekip gidebilirler bu ülkeden. 

Bizim Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız için okumuş genç dinamik beyinlere ihtiyacımız var. 

Cumhuriyete, Atatürk’e sahip çıkacak milyonlar hiçbir zaman bitmez bu ülkede… Buda böyle biline…

Mutlu huzurlu bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

 
YORUM EKLE

banner148

banner132