O DAVANIN SAVCISI, BİZ ALDATILMADIK ALDANMADIK

 Yıllarca içimiz acıyarak izledik ve takip ettik o davaları. 

Dünyada ceza eviyle tanınan yerler arasına girmeyi başaran Silivri artık meşhur bir yerdi.
Şimdilerde Erkenekon diye bir suç örgütü yok diye karar verdi Türk Adalet ve Yargısı.

Hangisine yanalım bilemedik, içeride hayatlarını kaybeden Komutanlara mı, onuruna yediremeyip intihar eden Subaylara mı, ailesi ergenekoncu yaftası yiyen çocukların okullardan atılmasına ve yaşadığı travmalara mı, evlat acısına dayanamayan ana-babaların yürek yakan göz yaşlarına mı?  


Yoksa ben bu davanın savcısıyım deyip sonrada aldatıldık kandırıldık deyip bir özür dilemeyi bile çok gören ve işin içinden çıkan dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğa'nın bu Ülkeye Cumhurbaşkanı olduğuna mı yanalım bilemedim.

Biz milletçe en büyük zararı ve kötülüğü kendi kendimize verdik, bir başkasından kötülük beklemeye gerek kalmadan.


Ergenekon kumpas davalarını izlemeye gelen Türkiye'nin her yerinden yurtdaşlar nefeslerinin son demine kadar çığlık çığlığa ''oyunu görün çok büyük bir kumpas bu'' dedilerse de ''bu davanın savcısıyım'' diyen kişiye duyuramadılar sesini. 


Oysa onların gözünde Türkiye bağırsaklarını temizliyordu. 
 
Kaybedilen hayatları, çalınan zamanları, alnının ortasından vurularak, kaybettikleri onur ve gururları şimdi kim iade edecek, kim verecek bunun hesabını.


Yıllarca Silivri ceza evinde duruşmaları takip ettim nöbet çadırında yüzlerce tutuklu ailesiyle konuştum, göz yaşları hiç dinmedi o süreç de.  


Onlarca yazı yazdım bu konuda, Ak Partililer bana vatan hainiymişim gibi baktılar yıllarca, sende onlardansın imasında bulundular. 

O dönem 5 yaşındaki kızım akşam haberlerinde cezaevi  haberlerini izlediğinde ''Anne Atatürk'ün askerlerini niye yakalamışlar'' sorusu tamda bu işin özetiydi. 


Tam da buydu amaç Mustafa Kemalin Askerlerine operasyon yapılmıştı, haince kalleşçe ve devletimiz buna göz yumarak maalesef bu iş için kirli elleri, terörist elleri kullanmıştı . 

 TSK ya kumpas kuruldu Vatan sever komutanlar subaylar göz göre göre arenanın ortasına leş yiyicilerin önüne atıldı. 


Uçaklarla camileri bombalayacaklar Arınç'a suikast düzenlenecekler, darbe yapacaklarmış yalanlarıyla bu ülkenin namusu olan ''Kozmik Oda'' yı fetöcülerin emrine agmade ederek bütün bilgileri verdiniz. 


''Zekeriya Öz Türkiye de heykeli dikilecek adamdır'' diyerek dönemin başbakanı özel zırhlı aracını kendisine tahsis etti.

Türk Adalet yargısının geldiği son nokta ''Ergenekon diye bir örgüt yok'' kararı ile Türkiye ve dünya yargı tarihine kara bir leke olarak not düşüldü.

Yandaş gazetelerin o dönem ki manşetleri hala hafızalarımızda yerini koruyor. Bugün gelinen nokta da kimsenin sesi çıkmıyor.


Ne kolaymış değil mi '' Aldatıldık'' ''Kandırıldık'' deyip işin içinden çıkmak. Yok arkadaş bu iş o kadar kolay değil. 


15 Temmuz darbe girişimi sürecinin temellerinin atıldığı o yıllarda bu ülkeye bunları siz yaşattınız.

TSK da komutan ve subay bırakmadınız,  buna rağmen Kemalist diye yaftaladığınız hayatlarını cehenneme çevirdiğiniz ordu içinde kalan bir avuç komutan ve subaylar 15 Temmuzda Vatanı ve bayrağı için darbe girişimine karşı durdu. 


Bütün bu yaşananlardan ders çıkartılmadı, göz altına alınan fetöcüler itirafçı oldu şak diye serbest bırakıldı.

Yetmedi tutuklu fetöcülerin salı verilmesi için milyon liraların havada uçuştuğu kara borsalar oluşturulduğu yine Ak Partili vekiller tarafından gündeme getirildi. 


Biz bunları yazarken büyük hicap duyuyoruz da sizin hiç vicdanınız sızlıyor mu merak ediyorum.


Gün gelir acımadan iftiralarla hayatlarına maal olduklarınız sizinde haklarınızı korumak için haksızlığın karşısında dimdik durmayı bilirler. 


Atatürk'ün Cumhuriyeti deyip radikal islamcılara, ne istediniz de vermedik dediğiniz teröristlere peşkeş çektiğiniz bu vatan elbet adaletin tecelli ettiği günleri görecektir. 


Görünen o ki şimdilerde yine fetö adı altında Atatürk Cumhuriyetine ve Kemalistlere operasyonlar yapılmaya devam ediliyor. En azından ben bu düşüncedeyim. 


Tüm dünya ülkelerinin tarih ve okul kitaplarında yer verdiği Kemal Atatürk bazılarında nasıl bir kuyruk acısı bıraktıysa artık, ''zulüm 1923 de başladı'' diyecek kadar aciz düşüncede. Onlara ise diyecek tek cümle bulamıyorum.


Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyet'inde Allah'a şükredip Atatürk'e teşekkür eden Laik, Cumhuriyetçi bir Türk kadını olmaktan şeref duyuyorum. 


Darısı anlamak istemeyenlerin başına.

YORUM EKLE

banner148

banner132