NET TAVIR!

 Kimden? Diye sormayın…

Her ikisinden de!

Birbirlerine karşı net tavırlı iki insanın, gündem gereği karşılıklı rollerini izledik. 

Futbolda “oyunu okumak” diye bir terim vardır. Kurduğun taktiklerin uygulanma sürecini oyuncunun becerisini ve de karşı oyunun taktiğini ve rakip oyuncuların oyuna nasıl konuşlandırıldığını iyi okursanız!

Galibiyete o kadar yakınsınız demektir.

Bir gazeteci için de geçerli olacak bir tanımdır. Burada, çok iyi bir gözlem yapan ve vücut dilini çözen gazeteciler haberi kotaran gazetecilerdir.

Evet, başlığımızı atalım hemen…

Dün, CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu Silivri’miz de idi. 

Ne yaptı? 

İstanbul ve Trakyalı çiftçilere CHP’nin Tarım politikalarını anlattı. 

Yani Silivri Belediyesinin Türam çiftliğini ziyaret etmek için gelmedi. CHP’nin programını uyguladı. Ha gelmişken de ayıp olmasın deyip, otele 7-8 km mesafedeki TÜRAM araştırma merkezine bir uğradı. 

Sonuç hüsran!

Sayın Kılıçdaroğlu, Trakya çiftçisinin sorunlarını ve tarım arazilerinin korunması ile ilgili konuşmasını yaptı.

Değindi mi hiç TÜRAM’a? Yok…

Peki, hatipliği ile o denli meşhur olan Sayın Işıklar, konuşmasını; kağıttan okurken bile zorlanmasına ne dersiniz?
Ya o kara gözlüklerine ne demeli? 

Kimi ne göre görgüsüzlük, kimi ne göre saygısızlık, bana göre de bir meydan okumaydı diyebiliriz! 

Defalarca söylemişimdir Cumhurbaşkanımızı taklit ediyor diye! 

Olmadı mı? Aynı gözlükler Obama da var. Yine mi olmadı? Bire bir Matrix diyelim çıkalım içinden…

İşte, inanmayan bir Kılıçdaroğlu gülümseyişine karşılık bir Matrix duyarlılığı ile cevap veriş pozu düşüyor objektiflere…

Neden bu gerginlik? 

Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedaroğlu’nun yüksek disiplin kuruluna verilerek kesin ihraç istemiyle sorgulanması?

Korku dağları bekliyor!

Sırada kim? Sorusu insanı bembeyaz yapar, bülbül gibi şakırken kağıttan bile okuyamaz hale gelirsin. Elin ayağın tutmaz. 

CHP Genel Başkanı Trakya çiftçisi ile buluşurken, krizi nasıl ranta çeviririm? Diye düşünen Silivri Belediye Başkanı, sanırım istediği cevapları ve ilgiyi alamamıştır. 

Şuna da değinmeden geçemeyeceğim! Sayın Kılıçdaroğlu bırakın Silivri’ye girmeyi kenarından bile geçerken 600 araba ile selamlanıyordu. TÜRAM’a gelmiş bir Genel Başkan’a 40 araba zar zor toplanıyor… 

İşte burada herkes birbirine net tavır içine girmektedir. 

Devamlı kaçan, uzaklaşan bir genel başkan! Genel Başkanı, takmayan bir belediye başkanı… Herkes birbirine oynuyor. Kılıçlar çekilmiş, herkes birbirinin hamlesini boşa çıkarmaya çalışıyor.

Sayın Kılıçdaroğlu Sır küpü! Ustalar, son numarayı hep kendine saklarmış. Kılıçdaroğlu “poker face” belli etmiyor. Hafifçe gülümsüyor. Belediye başkanın yüzüne bakın. Öğlende ne yediğini bile anlarsınız…

Oysa bunca yıllık bir deneyimi var! Soğukkanlı olmazsa kaybedeceğini çok iyi bilmesi lazım…

O kadar konuşmasının arasında insan dönüp demez mi? “Bakın, bu benim Silivri Belediye Başkanım tarım adına bu kadar güzel çalışmalar yapmış, kendisini kutluyorum. Demez mi?”

Demez herhalde. Artık yok gözüyle bakıyor sanırım…

Net tavrını gördük…

Bu yazıyı tam 300 fotoğrafı izledikten sonra yazdık… Net bir yazı oldu. 

Oyunu okumak lazım değil mi?
YORUM EKLE

banner148

banner132