Muhallebi Tadında Muhabbetler

Yoğun bir hafta yaşadık. Bir gazeteci olarak, hayatımda kendimi bu kadar sorguladığım başka bir hafta olmadı sanıyorum…

Böyle anlarda, ayaküstü muhabbetlere çok ihtiyacım olur… Kendimi tanıyorum! Aksi halde duvar olur, susar otururum koca gün…

Bir arazi çatışması izledik, belediye başkanımızla bir kooperatif arasında…

 Kim haklı, kim haksız?

 Geçtik onu. Burada, şaşkınlıkla izlediğim bir davranış var. Belediye Başkanımız sanki olayı biraz kişileştirmiş, sanki işi biraz kavgaya dönüştürmüş gibi bir durum var.
Ne diyor kitaplar? 

“Ülkenin, adalet sistemine güvenmek yerine; adaleti, kendi başınıza sağlamaya çalışırsanız, adaletsiz davranmış olursunuz.

Kişinin, kişisel çıkarları; hükmü tamamıyla yanlış kılar…”

Kasım 2009, tarihini sizlere bir anımsatayım istedim. Belediye Başkanımız Sayın Özcan Işıklar’ın ikinci Almanya seyahatidir. Birincisini Haziran 2009 başında yapmış olup, ikincisini de Kasım ayı başında gerçekleştirecektir.

Niçin gitti dersiniz?

Hemen Söyleyelim,  Bir üniversite projesi için gitti. TAVAK (Türk Alman Eğitim Vakfı) tarafından Türkiye’de yapılması planlanan, Almanca eğitim verecek olan uluslararası bir üniversite!

Aslında, vakfın başında olan Profesör Dr. Faruk Şen, İzmir/ Alaçatı’dan vakıf adına; 850 dönümlük bir araziyi almış durumdadır.

Birçok insan gibi bizimkiler de Sayın Şen’i, üniversiteyi İstanbul sınırları içinde yaptırmak için ikna etmeye çalışıyor. Belediyenin teknik elemanları Almanya’ya götürülüyor.

Gümüşyaka’da 80 dönümlük bir arazi sözü veriliyor. Hatta bu konuda yardımcı olan insanların da devreden çıkarılması sağlanıyor.

Galatasaray Lisesinde yapılan tanıtım kokteylinde bazı önemli kişilerin davetleri engelleniyor!

Ne diye?

Bu projeye arazisini biz temin edelim. Hatta Gümüşkaya’da ki belediye binasını da inşaat süresince üniversiteye tahsis edelim.

Bir şartla tabi ki! Üniversitenin inşaatları biz yapalım…

Siz kimsiniz? 

Kendisine; İhale şartları, ekonomik maliyetler ve vakfın işleyişi hatırlatıyor…

Sonuç, TAVAK projeyi Sarıyer İlçesine taşıdı ve bu ilçenin sınırları içerisinde faaliyete geçti. 

Peki, bizim tepkimiz ne oldu dersiniz? 

“Bu projenin içinde biz yer almıyoruz. Yer almayacağımız bir projeyi daha fazla konuşmak istemiyoruz” diyerek rafa kaldırıldı. 

Başka bir projeden daha bahsedelim. Taraflardan birinin hayatta olmadığı için “iddia” diyebileceğimiz bir durumla karşı karşıyayız. Tabi ki araştıracağımız, soracağımız merciler de var hani! 

Kültür evi projesi, çok konuşulan bir projeydi ve Silivri gündemini çok meşgul etmişti.

Kültür evinin ilk projesini hayata geçirmek, inşaatını yapmak isteyen kim?

Kim bu teklifi yapıyor dersiniz?

Hatta o günkü maliyet bedeli de 4 milyon dolar bu projeyi kim üstlenmek istiyor?

Sayın Belediye Başkanımız, ne diyor?

“Kültür evini biz yapalım” diyor? Siz, kimsiniz?

Fener Mahallesinin tüzel kişiliğine ait 690 dönümlük bir araziye üniversite projesini uygulamaya çalışırken bir an da projeden vazgeçildi! Muhtar karşı çıktı diye mi? 

Alipaşa Mahallesinde Rahmetli Arıkanlı’ya bağışlanacak olan üniversite arazisini hatırlatalım! Bundan da vazgeçildi… 

Kısacası yazımıza konu olan bu araziler, tarım arazisi ya da tarım arazilerinin arasında değil miydi? Ya da belediyemize ait bu arazileri, bağışlamak nasıl bir düşüncenin ürünüdür?  

“Tarım arazilerine dokundurtmam” diyerek ortaya çıkışlar, fevri davranışlarla adaleti sağlamak isteyişler bize gerçeği gösterebildi mi?

 Hepsini geçtik, Sosyal alanlar için üretilen ve 18. Madde gereği arazi sahiplerinden elde edilip, belediyemize kazandırılan arsaların satılmasını nasıl izah edebildiniz?

Çünkü bu konu da tek beyanınız, var, itiraz edeceğinizi belirtmek oldu. Nesine itiraz edeceksiniz ki?

Geçtiğimiz günlerde internete bir yazı düştü. “Silivri Belediyesi, İstanbul’da en başarılı belediyeler arasında 9. Seçildi” diye başlık atmışlar…

Kaynak kim?

Sonar araştırma merkezi! 
 1. Kim? 
Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedaroğlu %71 ile birinci olmuş! İyi de be birader partisi tarafından Merkez disiplin kuruluna verilen ve de ihraç istemiyle karşı karşıya olan Sayın Hazinedaroğlu çalışmaları ile birinci görünüyor!

Suçlama ne?

 Fetöcülük! Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Hazinedaroğlu’nu yalnız bırakmadı desteğini gösterdi.

Bu sıralamada 9. olan Sayın Başkanımızı da ziyaret edecek olan Sayın Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinin bir destek ziyareti olup, olmadığını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz…

Vallahi, ben bu CHP’yi de anlamış değilim.
Ne Sonar takıyor, ne de radar.

İl yönetimi disipline sevk ediyor. Genel Başkan af ediyor…

Genel Başkan deyince aklıma geldi. Yazımı kaleme aldığım bu gün 10.10 2016 günü Kartal’da Hasan Ali Yücel Kültür Merkezinde yapılan "Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları" sempozyumuna katılan Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Gar patlaması yıl dönümü ve Muharrem ayı 10. günü nedeniyle büyük tepki gördü.

Aslında, çok güzel bir konuşma hazırlayan Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu konuşması güme gitti diyebiliriz… 

Eee, Sevgili AK Partililer, sizlerde ne var ne yok?

Ak Parti İlçe başkanı Sayın KUTLU umarım afiyettesinizdir. Silivri ile paylaşacağınız, bizlere anlatacağınız, muhalif bir cümleniz, bir tavrınız yok mu?

Nasıl böyle iyi mi?

Beklentimiz fazla bir şey değil canım! İki kelime, bir işlem… 

Ha, bu arada Sevgili Başkanımız yine Brüksel’deydi Open Days günlerine takıldı.

Açıyor, kapatıyor…





 
YORUM EKLE

banner148

banner132