MEMLEKET MESELESİ

Bu hafta sizlere bahsetmek istediğim çok önemli konular vardı. Birincisi damatların Fetö den gözaltına alınıp serbest bırakılması, diğeri de Katara uygulanan ambargo ve Türkiye’nin Katara desteği. 

Taa ki 9 Haziran günü hain bir terör saldırısı sonucu şehit olan Şenay Aybüke Yalçın öğretmenin haberini alana kadar. Yıkıldım mı desem boğazıma bir şeyler düğümlendi mi desem ne desem bilemiyorum.

22 yaşındaydı Aybüke öğretmen, mesleğine başlayalı 7 ay olmuştu. Çalışma döneminin ilk yılında çocuklarına karnelerini dağıtmış ayrılmıştı okulundan.

Hainlerin hedefi oldu aslında yitip giden bir can değil bir ülkenin geleceği oldu.

Yazık oldu.

Her yazımda dile getirmekten çekinmiyorum ve bunun böyle olduğuna inanıyorum. Ülkemizin dört bir yanı sadece düşman ile çevrili değil. Ülkemizin içinde bu düşman sürüsü, terörle teröristle yapılan müzakerenin sonuçları işte bugün Aybüke Öğretmene kurşun olarak döndü. 


Fetö ile ilişkisi olanları gözaltına alıp sırf sabit ikamet adresi var diye serbest bırakıyorsanız ben o mücadeleden şüphe duyarım. 


Aybüke Öğretmenin hesabını soracak olan adaletin terazisinin dengesinden korkarım. Koruyamıyorsak eğer Aybüke öğretmeni,  güvenle evine ulaştıramıyorsak ve vatan evlatları her gün şehit oluyorsa analar gözyaşları ile ağlarken, Katara askerimizi yollamak savunmak neden? 

Tabi ki mazlumlara koşmak, korumak, kollamak bizim milletimizin en güzel özelliklerinden biridir. Vefalı Türk diye boşuna denmemiştir bizlere.

Terör örgütlerinin sonunu getirmek istiyorsak eğer önce sağlam ve dik bir duruş daha sonrasında gelir kaynaklarını bitirecek bir yol izlenmeli. 


Bana göre bu iki önemli unsur dışında bu iş olmaz. Şehit öğretmenimize Allahtan rahmet kederli ailesine sabırlar diliyorum. Bir Aybüke ölür bin Aybüke doğar…


Silivrimizin yüzünü güldüren şampiyon olarak 2. Lige çıkmaya hak kazanan Silivrispor’umuzu canı gönülden kutluyorum.

Bu süreçte gerek takım oyuncuları gerek yönetim kurulu, Silivrispor’un her zaman ve her yerde yanında olan büyük taraftarı Silivrimizin resmi kurumları desteklerini esirgemeden bu yola revan oldular.
 
Ne mutlu bize ne mutlu Silivriye. Kupa büyük bir mücadele ile sonunda Silivriye geldi. Silivrisprorumuz da neler oluyor işin derinliğini biz elebet bilemeyiz ama gözümün gördüğü kulağımızın işittiği kadar Başkan Ümit Kalko ile Belediye başkanı Özcan Işıklar arasında soğuk rüzgarların estiği, sinirlerin gerildiği bir ortam hakim.

 Haklı veya haksız ayırt etmeksizin konuşmakta fayda olduğunu düşünerek. Değerleri başkanlarımıza buradan çağrım ‘’ bir olun birlik olun’’ Bu gün sizler birlik olup Silivriyi, Silivrisporu bir yerlere taşımazsanız yarın ah vah edecek bir durumda olamazsınız. 

Silivri için taş üzerine taş koyan bu bölgede en kıymetli insandır benim gözümde. Halkın gözünden baktığımı farz edersek buda değerli başkanlarımıza bir uyarı niteliğindedir. 

Ve bırakalım Ümit  Kalko Silivrispor başkanlığını doğrusu ve yanlışı ile yapsın,bırakalım belediye başkanımız Özcan Işıkları hatasıyla sevabıyla belediyecilik görevini icra etsin.

Kapalı kapılar arkasında ister kavga edin, ister dövüşün ama lütfen bu durumlarınızı Silivri halkına lanse ettirmeyin.

Neden ?

Silivri için…

Her yazımın sonunda olduğu gibi Silivrimizde hala tehlikenin geçmediğini başımızın belası olan Kömürlü Termik Santralinin var olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Silivriye değer katma yarışına girenler. Çevre Derneği başkanı Ali Korsan’ı  ve yanındaki kişilerin verdiği mücadeleyi göz ardı etmeyin lütfen. Nüfuzunu ve sözlerinizi birazda bu iş için harcamanızı tavsiye ediyroum.

Aksi takdirde bu santralin yapımından sonra ortada ne yaşanacak bir Silivri nede değer katılacak bir Silivri olmayacak.


Küçük bir not; İyilik yaptığınız kişinin bir gün nerelerde hangi mevkilerde olacağını bilemezsiniz işte bu yüzden iyilik yapmaktan sakın vazgeçmeyin…

 

Bol kazançlı hayırlı bir hafta olması dileğiyle…  



  
YORUM EKLE

banner148

banner132