KASABA'NIN HALLERİ

Geçtiğimiz hafta Silivri de yaşanan iki farklı olay hem siyaset dünyasında hemde kamuoyun da şok etkisi yarattı.

Silivri spor kulübü eski başkanı İhsan Atun'a ait olduğu idda edilen ve internete düşen konuşmalar herkes kadar beni de şok etti. 

İhsan Başkanı severim benim gözümde iyi biridir ama Silivriye mal olmuş markalaşmış bir kulübü idia edildiği gibi ciddi rakamlarla komisyon alarak pazarlamaya çalıştığı doğruysa eğer, hiç ama hiç yakışmadı kendisine. 

Ona inana ve güvenen herkesin güvenini kaybetti.

Peki Silivri spor kulübüne gönül vermiş taraftarlar artık nasıl inanır ve güvenir yönetime ve başkana.

600 bin lira (eski para ile 600 milyar)  gibi bir rakam telefuz ediliyor. 

Rakam çok yüksek, bu parayı idia edildiği gibi almak istediyse neyin bedeli ve karşılığı olarak alacaktı İhsan Atun. 

Şunuda biliyorum ki İhsan Atun kulüp için çok ciddi paralar harcadı deyim yerindeyse elinde avucunda ne varsa hepsi gitti. Sıkıntılı süreçlerde kimse yanında durmadı.

Ama bu tür Dernek ve kulüplerde bu olayların olacağını bile bile bu görevlere talip olur herkes. 

İhsan Başkan yeri ve zamanı geldiğinde görevi devretmeyerek en büyük hatasını yaptı bence, herşey yerinde ve dozunda yapılınca değer kazanıyor.

Kulüp borç içinde yüzerken sagdan soldan yardım toplanıp kulüb ayakta tututulmaya çalışırılken Allahdan revamı 600 milyar komisyon almak bilemedim.

Bence yönetim geregini yapacaktır veya yapmıştır umarım bundan sonra butur olaylara şahit olmayız.

ÖMER AĞBİM..

O benim Ömer ağbim seveni kadar sevmeyenide var.

Ama bende yeri çok farklıdır ve çok severim, Işıkların seçildiği günden beri hem seçim çalışmalarında hemde projelerinde çok büyük ve önemli görevler üstledi. 

2009 seçimleri kıran kırana geçmişti  Ömer Çetin canla başla gece gündüz çocukluk arkadaşı Özcan Işıkları destekledi.

20014 seçimlerinde yine aynı özveri ve çoşku ile yoluna devam etti.

Ama insan oğlu beşer ve şaşar, hiç yapmaz dediğimiz, asla olmaz dediğimiz insanlar ne yanlışlar ve hatalar yapıyor.

Son bir kaç haftadır kulislerde iki çocukluk arkadaşı ve yol arkadaşı olan Özcan Işıklar ile Ömer Sebahattin Çetinin yol ayrılığı noktasına geldiği bilğileri dolaşıyor. 

Doğru olmadığını ümit etmek istiyorum enazından Ömer Sebahattin Çetin açısından. 

Işıklar yola çıktıkları ile yolda bulduklarını değiştirmeye çok alışık bir siyaset sürdürüyor,

Başkan olma yolunda destek veren isimleri nasıl gönderdiği nasıl harcadığı hebimizin malumu. 

Herşey işini görene kadar mantığı ile hareket etmeyi seviyor, menfaatler bitincede çok rahat bir şekilde yol vermek onun için sıradan şeyler gibi olmuş.

Tıpkı Abdullah Yıldırıma yaptığı gibi.

Ömer Çetini kaybetmesi demek son kalesini kaybetmesi demektir, kim ne derse desin bir gazeteci oarak da bir vatandaş olarak da Ömer Çetin'in yapılan her projede her çalışmada imzasının ve ya katkısının olduğu inkar edilemez diyebilirim.

Hatta biraz daha iddalı olacak ama Özcan Işıklar'ın kurtarıcısı rolünü Ömer Sebattinin üstlendiğini yaza bilirim. 
Haber kaynaklarım Özcan Işıkların Ömer Çetini bir çok proje ve çalışmadan çektiğini, geri plana aldığını mecburiyetlerin haricinde görüşmediği yönünde bilgi veriyorlar. 

Hatta belediyeden göndermek için uygun zamanı kolladıgıda gelen bilğiler arasında.

Işıklar'ın Ömer Çetinin arkasından bu kadar rahat ve ulu orta konuşması hiç şaşırtmadı beni ama gel gelelim bu konu ile alakalı Ömer Çetin ne Işıkları kötüleyecek nede arkasından konuşacak tek hareket yapmadı yapmıyor.

İşte ahde vefa dedikleri bu olsa gerek.

Konunun başında da yazdığım gibi o benim Ömer ağbim bende ki yeri ayrıdır bir çok konuda fikir ayrılığına düştüğümüz zamanlarda oldu, yeri geldi bana gönül koyup küstüğü oldu,  ortak bazı konularda fikir müzakeresi yaptığımız konular da oldu ama enazında yaptığı hatanın da doğrunun da arkasında duran adam gibi adamdır ömer ağbi.

Kim ne derse desin çalışma ve iş anlamında Işıkları Işıklar yapan isimlerden biridir Ömer Çetin. yeri geldi Işıkların kalkanı oldu yeri geldi Işıkların hışmına da uğradı.

Görünen o ki Özcan Işıklar Silivrinin Başbakanı benim ben kimi istersem onunla çalışırım kimi istersem o yanımda olur mantığını daha sürdürecek gibi duruyor. 

Ama şunun şurasında seçimlere iki sene kaldı kimin gidip kimin kalacağına Millet karar verecek. 
YORUM EKLE

banner148

banner132