KAHRAMAN LAZIM

Buradan Bakıldığın daVampir,

Kan içerken; Türk kanı, Kürt kanı, Arap kanı diye ayırt etmiyor… İçiyor!

Vampir kim mi?

Emperyalizm! 

Amerika, Rusya, Almanya, İngiltere, Fransa!

Bugün Halep’te neler oluyor dersiniz?

Orada üstü örtülü bir 3. Dünya savaşı oluyor. Vekâletlerin savaşı bu!

 Ortadoğu’nun sahipleri; kan uykusundayken, kanları emiliyor, canları alınıyor, petrolü hortumlanıyor, madenleri taşınıyor…

Biz, bu savaşın neresinde miyiz? Tam da ortasında! 

Tam 70 yıllık bir plan bu! Bizi ele geçirmeye çalışıp ve 1994 ten beri de devrede olan soros devrimleri. 
1982 den beri de uyuyoruz. 

Ne 14 yıllık bir iktidar sürecini suçlayalım! ne de bu süreç içinde yer alan insanları…  Herkes kendi üstüne düşen rolü güzel oynadı.

 Bazılarımız soruyor “CHP olsaydı ne olurdu?” Diye.

Sizce ülkenin yolunu dahi bilmeyen Ekmelettin’i kim gönderdi? Sanıyorsunuz… Sloganınızı sevsinler sizin… Ekmek için Ekmelletin.

O kazansaydı ne olurdu? Tek kurşun atmadan teslim mi olurduk acaba! Onu tercih edenlerden biri de Sayın Bahçeli değil miydi? Şimdi de kurtuluş reçetesinde derman aramıyor mu?

Az ötemizde milliyeti, zürriyeti belli olmayan insanlar türedi. Ne Kürt politikaları? Ne de yurt politikaları vardı! Silahlı bir sürü insan, ölüme endekslenmişler, vatandan, toprak bütünlüğünden bahseden yok. Varsa, yoksa ölüm! Ne için, kim için? Bunların (İşid) Kime ait olduklarını bilen de yok! 

PKK kullanıldı mı? HDP kullanıldı mı? Soruları geliyor aklımıza! 

Amerika, Ortadoğu politikasını yavaş yavaş ama sağlam temeller atarak uyguluyor. Kısacası, geldi geliyor derken sürecin sonuna geldik…

Bir hafta önceki katliamı PKK’nın alt gurubu TAK üstlenmişti. Bu olayların sebep ve sonuçlarına sadece PKK üzerinden bakmamalıyız. Çünkü mesele artık onun çok ötesinde…

Emperyalizmle ittifak kuran PKK nın da Kürdistan hayalleri bitiyor mu?

Vekâletler savaşı dediğimiz yer de tam burası değil mi?

YPG Amerikan’ın kara ordusu gibi hareket etmekte, ittifak kurduğu PKK ya desteğini verirken (Silah, mühimmat, personel) aynı zamanda PKK’yı da içine alarak başka idealler peşinde sürüklenmekte olduğunu görmekteyiz…

PKK ile arasına mesafe koymaması sonucu PKK’nın  HDP’yi bitirme noktasına getirmesi ve Suriye’de ki siyasal Kürt hareketinin kolu olan PYD’ yi de YPG nin harcaması kaçınılmaz sonuç olmuştur. 

Hükümetimizin, YPG konusundaki uyarıları ve itirazları yerinde olup,  aynı zamanda PKK-YPG yi aynı çizgide değerlendirmesi  kürt politikamızda yeni kapılar açmakta ve yeni şartlar ortaya koymaktadır. 

Daeş ile olan savaşında, Amerika ve Avrupa’nın devlet güçlerini arkasına alan YPG’nin askeri gücü arttıkça, siyasal gücü zayıflamakta PYD ile olan bağları kopmaktadır. 

Yani DAEŞ’leşmektedir. Bugün YPG’nin askeri gücü sadece Kürtlerden oluşmayıp, Arap aşiretler, Türkmenler, Çeçenler, İslamcı gruplar, Şii milislerce de desteklenmektedir.

Emperyalistlerin askeri gücüne dönüştüklerinde, YPG de tıpkı DAEŞ gibi bitme noktasına gelecektir…
Dünya’da bütün terör örgütlerinin arkasında ABD var. İŞİD, DAEŞ, PKK, YPG, FETÖ gibi… Terörle ülkeleri dizayn ediyor. Darbeler yapıyor, İktidarlar deviriyor, Enerji kaynaklarını çalıyor, sömürüyor… 

1994 yılında başlayan soros devrimleri, gözlerimizin önünde bütün 3. Dünya ülkelerine nüksederken bir gün kapımıza dayanacağını hesap edemedik. Uydurma senaryolarla bu günlere zemin hazırladık… 

Çok değil, daha dün “Aldatıldık” geçiştirilmesine şimdi öyle bir yama yapılıyor ki atlatılmayacak derin travmalar yaratacak ve kapanmayacak yaralar bırakacaktır.

Nedir bu?

“Seferberlik ilan ettim”  demek, en az “aldatıldık” kelimesi kadar sorumsuzluk taşımaktadır. 
Ülkemiz savaşıyor!

 Ordusuyla, askeriyle, uluslararası siyasetiyle topyekûn bir savaşın içindeyiz… “seferberlik” demenin bazı grup ve cemaatler tarafından “meydanlara çıkın” anlamı taşıdığını herkesten iyi bilmek gerektiğini ve iç çatışmalara dönüşeceğini hesaplamak gerektiğini, sadece gazetecilerin lügatinde yer almaması gerektiğini de bilmektir. 

Bu ülkenin, terörle mücadelesi “ hızlı trenle buluşmanızdan” çok daha önemli ve vahimdir…

İşte bu yüzden, “bir kahraman aranıyor” başlığını attık. Siz Seferberlik ilan ettiğiniz de bu ülkenin 72 milleti peşinize düşmeli.  Her birinin, her bir ferdin lideri olarak yalınayak, başıkabak yollarda olmalı. 

Gerek internet,  gerekse sokakta kelle avcılığı başlamıştır. Yani seferberlik derken ülkenin seyrü seferini değiştirdiniz bilinmiş ola!

Bu yazıyı yazdığımda Kayseri’de 17 Aralık saldırısı henüz olmamıştı. 

Yayımlamamıza fırsat kalmadan da Rus Büyükelçi öldürüldü…
 
Eh, ne diyelim vardır bir bildiğiniz diyelim… 



 
YORUM EKLE

banner148

banner132