HER ŞEY DEĞİŞEBİLİR

 Ey Türk Gençliği birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini her okuduğumda yeniden bir güçlü hissetmişimdir kendimi. İşte bu güçtür bizi ayakta tutan belkide.

Hepimizin ortak noktası aldığımız nefestir, hiç birimizin karakteri davranışları düşünce yapısı birbirimize benzemiyor benzemek zorunda da değil. Ama unuttuğumuz bir şeyi sadece minik bir hatırlatma ile aklımızın bir köşesinde yer etmesi için tekrar yazmakta fayda görüyorum.

Hepimizin ikinci bir ortak noktası daha var. Üzerinde yaşadığımız Yurt edindiğimiz bu topraklar, adına VATAN dediğimiz. Bayrağı için binlerce Şehit verdiğimiz, yedi düvele karşı Vatan, Bayrak, Namus deyip İman gücüyle birlik olduğumuz, işte bu VATAN hepimizin ikinci ortak noktası. 

Demem o ki bu günlerde hepimizin  VATAN, Millet, Bayrak ve Cumhuriyet için yeniden kenetlenmemizi gerektiren günler. Merak edenleriniz için neden bunları yazdığımı açıklamak istiyorum. 

Biliyorsunuz ki 16 Nisan da Anayasa değişikliği ve Başkanlık sistemi için referanduma gidiyoruz. 

Bilmemiz gereken tek gerçek, bu referandum bir siyasi parti seçimi değil ve sizler hiç bir partiye oy vermeyeceksiniz. Demokrasiyi, Cumhuriyeti, ülke'nin geleceğini hatta kendi geleceğinizi oylayacaksınız.

Hepinizin bu referandumda EVET veya HAYIR oyu kullanırken neden ve niçin  oy kullandığınızı bilerek sandık başına gideceğinizi de çok iyi biliyorum. 

Fakat kendi endişelerimi de sizlerle paylaşmadan edemiyecegim. Uzun yıllar boyunca iktidar partisi Başkanlık sistemine karşı çıkarken ve bu sistemin batı ülkelerinin bir özentisi olduğunu bas bas bağırırken, ne değişti de son bir kaç yıldır Başkanlık sistemi diye diretiyor anlamıyorum.

15 yıldır iktidar partisi sorun yaşamadan bu ülkeyi yönetirken, ne değişti de şimdilerde iki başlılık olmaz deyip tek adamcılık istiyor!

Varsayalım Başkanlık sistemi geldi ve bütün yetkiler bir adama bağlandı bütün yetkiler onda toplandı, ve yine varsayalım ki Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkan seçildi. Peki ya sonrası ?

Bir sonraki başkanlık seçiminde kripto bir Fetö cünün bu ülkenin Başkanı olmayacağını nasıl garanti edebiliriz!
 Bu kadar yetkiyi kendini iyi gizlemiş bir Fetöcü başkana nasıl bırakabiliriz!

Bence biz milletce henüz Başkanlık sistemi ile yönetime  hazır değiliz bunun en büyük sebeplerinden biride henüz Fetö terör örğütü tam olarak içimizden temizlenmediği için ve milyonlarca insanın Başkanlık sistemi ile alakalı ciddi endişeleri tedirginlikleri varken böyle bir olaya henüz hazır olduğumuzu düşünmüyorum. 

Başkanlık sistemini isteyen iktidar partisi bu sisteminin içeriği ile alakalı Türk milletiyle net bilğiler paylaşmıyor olması insanları korkutuyor. 

Ben şahsen bu Devletin en tepesindeki yetkililerin ve iktidar partisinin kandırıldık sözünü kabul edemiyorum, Devlet kandırılmaz kandırılamaz. 

Velev ki Başkanlık sistemi devreye girdi ve ilerleyen süreçde geri dönüşü olmayan hatalar yaşandı, o zaman yine mi kandırıldık diyeceğiz. Devlet ve Millet olarak tepemizde uçuşan akbabalar karşı, içerden ve dışardan bizi bölmeye parçalamaya çalışan bunca düşmana karşı hata yapma lüksümüz yok.

İyi ki Türküm iyiki Türk olarak doğmuşum ve Türklüğümle gururduyarken, Türke Türkden başka dost olmayacağınıda iyi biliyorum.  5 milyonu aşan Suriyeli misafirlerimiz umarım gün gelirde akrep'in fıtratında olan davranışıyla bizi sokmaz.

Diğer bir konuda yine iktidar partisinin vekilleri teşkilat başkanları ve yetkilileri çarşaf çarşaf demeç vererek eğer sandıkdan evet çıkmazsa iç savaşa hazır olun diyor. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır anlamış değilim, kim olursanız olun bu ülkede yaşayan hiç bir vatandaşa böylesine bir pisikolojik korku yaşatamazsınız. 

Bir konuya daha değinmeden geçemiyeceğim, gazatecilik kimliğimi bir tarafa bırakacak olursak, kişisel sosyal medya hesabımdan paylaştığım şeylerden rahatsız olan Silivri Mhp İlçe teşkilatından bazı arkadaşlar (hepsi adına yazmıyorum) Başkanlık sistemi ile alakalı ve Mhp nin tavrını eleştirdiğim için şahsıma karşı bazı söylemlerde bulunuyorlarmış.
(bu söylemlerin ilçe teşkilatını bağlamadığını ve şahsi söylemler olduğunun farkındayım bu yüzden çok da ciddiye almıyorum).

Hatta direk şahsıma karşı fiili eylemlede bulunma planları olduğunu duydum ve sadece gülümseyerek buyursunlar dedim.  

Ben Silivri'de yaşıyorum hemen hemen hepinizde ofisimizin yerini biliyorsunuz ve sizlere kırk yıl hatırı olan bir kahve ikram etmekten ve bu konuyla alakalı sohbet etmekten büyük memnuniyet duyacağımıda buradan belirtmek isterim. Siyaseten aynı görüşleri savunmuyor olsakta hepimiz kardeşiz ve bu memleketin çocuklarıyız. Hep söylerim yine söylüyorum ben MHP li değilim ama gönüldaş bir ükücüyüm. 


Hepinize mutlu, huzurlu ve #Hayırlı haftalar dilerim.

YORUM EKLE

banner148

banner132