Necdet Saraç dan Kutuplaşmış Türkiye Açıklaması

Silivri'nin en büyük Dernek ve Vakfı olan Alevi örgütleri referandum kapsamında bir araya geldi.

Necdet Saraç dan Kutuplaşmış Türkiye Açıklaması
 Referandum çalışmaları kapsamında hayır diyen Alevi Kültür Derneği ve Hacı Bektaşi Veli Vakfının düzenlemiş oldugu panele katılan araştırmacı yazar Necdet Saraç yaptğı konuşma ile dakikalarca ayakta alkışlandı.

İşte o konuşmanın detayları.


Yeni Anayasa ve istenilen sistem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a göre şekillendiriyorlar.

Türkiye normal bir ülke olsa, bu referandum da ne kadar evet, ne kadar hayır çıkacağı aslında çok net belli olması lazım. Bu ülkede insanlar düşüncelerinden dolayı tutuklanmasa, mesela bu ülkede gazeteciler tutuklanmamış olsa bu ülkede her şey normal olsa böyle bir anayasa önerisi en az %80’inin hayır oylarıyla reddedilmesidir. Başka bir şeyi tartışmak lazım;

AKP’nin bize dayattığı ve bize tartıştırdığı işi 16 Nisan’da tümüyle reddetmek lazım.

Türkiye kutuplaşmış bir ülke, Türkiye’de insanlar etnik veya dini kimliklerinden dolayı kutuplaştırılmış durumda. Türkiye’de tabloda ekonomi baştan aşağıya gidiyor. Bugün bu ülkenin Dış İçleri Bakanı elinde laptopu’yla Londra’ya veya New York’a uçamayacak duruma geldi. Bu aslında bütün süreci özetliyor.

Ülkenin itibarı yerlerde sürünüyorsa 15 yıllık uygulamayı kim yapıyorsa sorgularım. Yolun solu gözüktü bir dönem kapanıyor.

Bu ülkede 16 Nisan’da yeni bir tarih başlayacak ve yazılacak. Neden? AKP 15 yıldır elinde tuttuğu psikolojik üstünlüğü kaybetti. Bu ülkede aydınlığa bakanların yüzü kendisini hayırcılarda ifade ediyor. Bu ülkede evet ülkeyi ayrıştırıyor.

 Hayır gerçekten birleştiriyor yalnızca CHP hayır demiyor, yalnızca HDP hayır demiyor, MHP ve AKP’nin içinden hayır veren insanlar var. Bu Türkiye’yi normalleştirecek bir tavırdır.

İnsanlar birbirleriyle kavga etmeden karşı karşıya gelerek konuşabilecekse bu ülkede düşüncelerinden dolayı insanlar tutuklanmayacaksa bu ülkede insanlar yoksulluktan ve işsizlik çözülecekse çözülmek zorunda ise 16 Nisan’da hayır çıkması lazım.  

Güçlü Olan Biziz!

1000 yıldır bu topraklarda 2 çizgi mücadelesi sürüyor. Süren mücadelenin biri akılda diğeri nakilde ifade ediyor. Şöyle bakmak lazım bu ülkede aydınlanma adına, ilericilik adına, gelişim adına yan yana yaşama kültürü adına bu kültürü temsil eden bizleriz. Bu ülkenin yarınlarını biz kurarız. Bu ülkenin yarınlarına karşı söyleyecek sözleri kalmamıştır.

Siyasal İslam yalnızca Türkiye’de değil bölgede iflas etmiştir. Dünya’da iflas etmiştir yalnızlığın nedeni budur. Türkiye Cumhuriyetinde bugün bakanlar yurt dışına çıkamaz haline gelmiştir. Son 5 yıllık bütün politikalar iflas etmiştir tesadüf değildir!

Bugün Suriye sorununun birinci derece sorumlusu kuşkusuz ki ABD değildir. Kuşkusuz ki Avrupa Birliğidir ama onların adına hareket eden AKP bu işin sorumlusudur. Bugün ülkede bölgede bombalar patlıyorsa bunlar tesadüf değildir. Artık AKP’nin bu ülke adına söyleyecek sözleri kalmamıştır. O yüzdende referandum sürecine dikkat edin önce dediler ki bütün hayırcılar teröristtir, fetöcüdür dediler.

Hollanda, Almanya ile yaşanılan olaylar tümüyle AKP’nin yarattığı bir suni bir gündemdir ki bu da tutmadı. Televizyonların %80’lerini %90’larını bugün AKP kontrol ediyor. Bakın Amerika’da Trump ile Hollanda’da Willderson davranış kalıpları aynı. Dün bir arada yürüdükleri Fethullah Gülen’i bir anda hain ilan ettiler.

Bu ülkede bugün hukuk normal işliyor olsa Fethullah Gülen’e yardım ve yataklıktan birinci derece de yardım ve yataklıktan yargılanması gereken isim belli değil mi?

Bütün bunları yan yana koyduğumuzda onların söyleyeceği hiçbir şey kalmadı. Bizim yarınlara karşı söyleyeceklerimiz var. Diyeceğiz ki başka bir Türkiye’yi biz kurarız. Başka bir Türkiye’den kastımız şu; Eğitimin eşit olduğu parasız olduğu, Sağlığın parasız olduğu, İşsizliğin ve yoksulluğun çözülebilmesi için Sosyal Devletin tekrardan ayaklar üzerinde durduğu, Kürt meselesinde şiddetin değil şeffaflığın ve parlamentonun demokratik modellerin ürettikleri çözüm arayışıdır.

Alevilerle ilgili inanç özgürlüğü meselesi de Diyanetin kaldırıldığı, bütün inançların eşit koşullarda yaşadığı bir ülkeyi ancak Solcular kurar ancak Sosyal Demokratlar kurar. Bu ülkede Savaşa ve Dine ayırılan paraları Eğitime ve Sağlığa ayırmadığımız sürece ülke normalleşmez. Bu ülkede Eğitim normalleşecekse sorulması gereken belli. Eğitim ile ilgili bir şey yapacaksınız imamlar değildir.

Bu ülkede bölücülük kargaşasını nasıl bir iktidar ortadan kaldırır? Herkesi eşit gören bir iktidar ortadan kaldırır. Sağcılar bunu yapamaz bunu solcular yapar. Bunu bu iktidar yapamaz çünkü bu iktidar toplumu %50’ye %50 böldü. Biz diyeceğiz ki yeni bir Türkiye’de milliyetçi bir insanla yan yana yaşayabilirim.

Ben böyle bir ülkede inanmış insanlarla çok rahat yaşayabilirim kimin nasıl inandığı kimin nasıl giyindiğini hiçbir önemi yoktur. Böyle bir ülke bizi normalleştirir. Böyle bir ülkeyi hayal etmemiz lazım. O yüzden Erdoğan hayır çadırını ziyaret edip şimdi 3 gündür onu anlatıyor. Siyasette samimiyet icraat ile ilgili bir şeydir.

Hayatın kendisi böyledir, şöyle düşünmek gerekiyor. Siyaset güç meselesidir. Silivri kaymakamı, Silivri ilçe emniyet müdürü şöyle düşünmelidir. Bir dönem kapanıyor ben herkese eşit davranmalıyım şekillinde düşünmeli.81 ilin valisi, 81 ilin emniyet müdürü şöyle düşünmeli; 17 Nisan sabahı başka Türkiye’de uyanılabilir o yüzden meydan boş olmaz beni yarın işten alabilirler diye düşünmeli ki bu ülkede denge oluşsun. Böyle düşünülmediği sürece başarılı olamayız.

Güçlü olan biziz bu ülkede son 500 yıldır siyasal İslamcılardan 5 adam sayamayız. Edebiyatta, siyasette, basında, bilimde, tıpta 5 tane evrensel ölçüde isim sayamayız ama yüzü aydınlığa dönük, solculuğa dönük eminim yüzlerce isim sayabiliriz. Bu ülkeyi orda oturanlar yönetmiyor. Bir tarihi artık değiştirmemiz gerekiyor kimseyi yönetici pozisyonuna almamız gerekiyor. Bazen düşünüyorum televizyon izliyoruz bu bakanlar mı Türkiye’yi temsil ediyor?




 

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2017, 14:51

özgün deniz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner148

banner132