IŞIKLAR: Bir Kişi İle Gelmedi Bir Kişi ilede Devam Etmeyecek.

IŞIKLAR: Bir Kişi İle Gelmedi Bir Kişi ilede Devam Etmeyecek.
 Çarşamba akşamı Silivri Kale Park tesislerinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Özcan Işıklar çok agır sözlerle Silivri spor kulübü başkanı Ümit Kalko'yu, bazı siyasetçi ve gazetecileri eleştirdi.

Bir Kişi İle Gelmedi Bir Kişi ilede Devam Etmeyecek.

Konuşması'nın başında geçmiş dönem de Silivri spor kulübüne emeği geçen işimlere teşekkür eden Işıklar, Silivri spor kulübü bu günlere bir kişi ile gelmedi bir kişi ilede bitmez dedi.

Silivri spor kulübü 60 yıllık bir kulüp, sahip çıktıkça da devam edecek. Bir musibet bin nasihattan iyidir bu hepimize bir şey anlatıyor, bu bizim için bir milat olacak. Bu gerginliğin başladığı günden beri hiç bir beyanatım yok vermek de istemedim.


Ben dahil yedi belediye başkanı gören silivri, kulüple birlikte etle tırnak gibi olmuş yüzlerce örnek verebilirim sizlere. Hepimiz bir görev gibi baktık ve korumamız gereken bir evlat gibi baktık.


Belediyenin görevi geregi kadar elinden geleni yaptıgını söyleyen Işıklar, dışardan kulüp hakkında gelen istek ve talepleri de hiç bir saman kulübün yönetimi ile paylaşmadıgını belirtti.


Daha öncede belirtmiştim Silivri spor için binlerce kişi üye yapabiliriz, her evden bir kişi üye yapsak, çocuklarımızı alt yapıda yetiştirebiliriz.  O formaları giyen çocuklarımızın hayali silivri spor da oynamaktır. 
Bizim ilçemizin aydınlık, çagdaş, kadınıyla çocuğuyla, barış ve demokrasi içinde huzurla yaşamış, birbirine tahamül eden, bir birine hoşgörü ile yaklaşan kaçtane seçim yaşadık.


Silivride hoş görü geleneğinde var, üç tane semavi dini yaşamış ve o hoş görüyü kılcal damarlarına kadar yaşatan bir gelenek var burada.

Bundan önce bir çok başkanla çalıştım hiç biri ile bir sorun yaşamadık, uyum içinde çalıştık.
Dünya görüşümüz ve siyasi görüşümüz aynı olmamasına rağmen Mustafa saral takımı 3. lige çıkardığında tebrik ederek bu başarının onun olduğunu söylemiştim.


Benden önceki belediye başkanımız kulübün gelirini arttırmak için bir takım düzenlemeler yapmış, dogru yapmış.

8 yıllık görevimde o kulübe 8 defa gitmemişimdir. Kulübe tahsis edilen otoparklardan dolayı sıkıntı yaratmamak içindir. Biz halkın parasını halk adına kulübe veriyoruz, biz böyle bir kaynagı veriyoruz diye ceberrut bir yaklaşımla talimatlar vermemek adına karışmadım.


Amacımız Silivri halkının kulubüne destek vererek yaşatmaktı, sıg suları küçük rüzgarlar dalgalandırabilir ama derin suları küçük rüzgarlar dalğalandıramaz. 5 bin'e 10 bin'e çıkaralım üye sayısını, balakım üye kaydını red etmekle aidatını yatırmamakla, o kulübü manipüle edemezsiniz. 160 bin nufuslu silivriye 500 üye yakışmıyor.


Bundan sonra derneklere, oda başkanlarına STK lara üye formu gönderecegiz, en azından 5 bin çocugumuzu üye yapabiliriz. Aylık üç lira ödeme ile üyelik yapılacak.


Bugüne kadar sustum, kendi iç işleridir diye müdahil olmadım ama öyle bir yıpratıcı öyle bir itibar teröristi haline gelmiş bir kaç tane insan ziyanı var. Özellikle bir tane insan ziyanı mahlukatı yanına almış, futbolcu transfer edecegine bunu transfer etmiş yanına almış.


Söyledim bütün hassasiyetlerimi anlattım. Dedim birinci önceliğimiz paramız ekonomik desteğe ihtiyacımız var bunu sağlarsanız konudaki desteği bizde belediye olarak yapmaya devam edeceğiz. Olması gereken diğer gelirleri devam ettireceğiz dedik. Bunu zamana yayacağız bağış teklif edeceğim insanların desteğini talep edeceğim. Daha 1. Haftada ekonomik bir konu gündeme geliyor.

Eleştirisine yöneticilik yapmış Silivri de ticarette de uğraşan itibarı olan bir arkadaşımıza daha birinci ifadesin de eleştirinde ya buyurun bunu önce biz başlatalım daha sonra söyleriz dediğin istifanı gönder dedi sesimi çıkarmıyorum. 1. Hafta istifanı gönder dedi onlar benim 50 yıllık çocukluk arkadaşlarım siz olsanız üzülmez misiniz? İstifa benden değil oradan çıktı. Benim ağzıma takılmasının sebebi de o.

Tahammül edemiyor eleştiriye. Otogarın gelirleri var aşağıda ki gelirler var bana her ay bilanço getirmeye başladılar. Buna gerek yok dedim. Dedim sağ olun bunu daha getirmenize gerek ben size güveniyorum kongrede dinleriz dedim. Bu süreçte baktık ki 5 tane arkadaşımızın yönetime toplantılara gelmesini istemiyor. Kararlar verilecek alınacak bunlar niye rahatsız ediyor seni.

Yapılan bu muameleyi gördükçe içime attım aylarca sesimi çıkarmadım. Anladım ki kulüpte bir huzursuzluk baktım ki kulüpte düşmanlaştırma ötekileştirme gibi bir durum söz konusu yaratılmaya başlandı. Eski kulüp başkanı kulübü ziyaret ediyor bir tepsi baklava getiriyor bunun ayarı yok bir gazeteciye bunun haberini yaparsan sana destek olmam diye tehdit ediyor.

Maçlar bitene kadar o süreç devam etti. Ben aylarca sesimi çıkarmadım. Arkadaşlarım demeç vermek istediler. Rica ediyorum lütfen susun boş verin dedim. Basın toplantısı yapmak istediler hayır dedim. 
Ama bitmiyor her gün sosyal medyada bir hakaret bana arkadaşların 5 i istifa edecek dediğinde bende sen istifa edeceksin dedim. Ben orada durup dururken ona söylemiş olabilir miyim? En son maçlar devam etti süreç başladı bitmek üzere bitti.


Daha o süreçlere gelmeden playoff’lara katılmadan karşılaştığımız her ortamda yanımdakilerin elini sıkıyor beni görüp arkasını dönüp gidiyor. 


Ne bir sözüm var, ne bir demecim var nede bir sözüm var. Şimdi sanki kulüp yöneticilerine ve orada çalışanlara kendi kolejinin hizmetlisi gibi muamele yapılması beni rencide etmişti. Orada siz istifa edin dediğin benim sen istifa et dememin sebebi oydu.

Son şampiyonluk aşamasında Ankara’dayız 1500 kişi orada gördü. Bütün bunlara rağmen sahaya indim. Çocuğum yaşındasın dedim saygını koru bak bunlar senin abin idare edeceksin saygılı olacaksın onlardan bir şey duyarsan bana söyle kefilleri benim dememe rağmen sahaya iniyorum yanımda futbolcularla bir arada kutlamaya çalışıyorum uzakta bana arkası dönük eliyle beni işaret ediyor bunu neden sahaya soktunuz der gibi. Sokmamak içinde uğraştı. 


Bunu da 1500 kişi gördü yanına gittim dedim bana bak herkes sana bakıyor bu yaptığın ayıp dedim. Orada bunu da söyledim. Sen seversin sevmezsin ama ben halka karşı hesap vermekle yükümlülüğü olan bu halkın seçtiği bir belediye başkanıyım önce saygı olacak, saygısı olmayan birini ben istemiyorum. Böyle bir saygısızlığa yine sesimi çıkarmadım. Yine de devam etti. 


Orada son konser yapılacak elinde bir poşet parayla prim dağıtacağını söylüyor. Sanki kendi reklamını yapacak. Konserde nezaketen sunucuyu da kurmuş herhalde sayın protokol diyor belediye başkanı demeye utanıyor herhalde. Orada söylemem şuydu paranın itibarı olsaydı işte orada katarlı Kuveytli kan gövdeyi götüren ülkeler hayran bize. Neden Büyük Atatürk’ün kurduğu demokrasiyi Silivri yaşadı ve yaşattırdı dedim. Parayla huzur olsaydı orada olurdu. Ben bunu anlattım. 


Biz insanla kalkınacağız kültürle kalkınacağız sanatla kalkınacağız derinleşerek kalkınacağız bizim zenginliğimiz insanlarımız dedim. Onun parasını mı kastettim ben. Hiç aklıma da gelmedi. Ben Silivri’nin zenginliğine Silivri’nin insan zenginliğine Silivri’nin vicdanına güvenerek söyledim bunu. Orada yaptığı saygısızlığı da içime sindirdim. 
Bir ilçe başkanına yanı çağırıyor kendisi veriyor öbürüne de sırtını dönüp ilçe başkanına plaketini vermiyor. Bu taraflılığı yapamazsın. Şimdi Akgün kardeşimiz liste yaptı. Burada hepinizin huzurunda soruyorum listesinibiliyorsam iki tane evladım var yarın ikisini de görmek nasip olmasın. 


 Vicdan taşıyorsa sorumluluk taşıyorsa hesap verecekse kiminle çalışmak istiyorsa onunla çalışacak. Bundan önce 3 tane yönetimin hiç birine de karışmadım. Meclis üyesi talep ettiler oda neden belediyenin organik bir bağı var ya o organik bağa yardımcı olsunlar kolaylaştırıcı rolünü oynasınlar diye.

Bir tane siyaset yapmamış ikiliği düşmanlığı yapmamış meclis üyelerimi 8 senedir böyle bir gelenek. Benden önceki Belediye başkanları da tanıyorum 5- 6 tanesi bunu yapmamışlardır. Böyle bir geleneğimiz yok Silivri’de. Bunları da yaşadık.

Bitti 1. Lig 2. Lige çıktık bir gerginlik FETÖ olaylarını havuz medyayı da yazdırtıyor orada da var bir tetikçisi yazdırıyor kamuoyun bir hilkat garibesi olanlarda yazıyor. 


Dedim ki bak bunu tutma bu yanlış, yanlış bir şey yapıyorsun bunlara gerek yok. Bu uyarılara rağmen aradılar. Ben en son büyük sineklide bir izci kampına katıldıktan sonra telefon ettiler gittim. 


Kulüpte oturuyoruz yanımdaki yönetici de var istenirse ismini de veririm oda şahit zaten. Oturdu bu süreci anlattı bende hepsini anlattım. Dedim hatalısın yönetici yönetmektir krizi yöneteceksin onlar senin abin sevmeyebilirsin ama kötü niyetleri olmadığını biliyorum 50 senedir burada yaşıyorlar görüyorum. Bunları yönetebilirdin o süreci bu noktaya getirmezdin dedim. 


Ve bana önce ki telefonda ben ona verdiği demeçte cevap vermemişim diye kalkıp bana telefonda beni bir elektrikçiyle mi değişiyorsun dedi. O elektrikçi dediği benim meclis üyem. Böyle bir hakareti yapıp insan sınıflandıran aşağılayan kendini böyle bir ego patlaması içerisinde böyle bir hakarette benim ne yapmamı beklersiniz.
 Ona rağmen gittim. Dedim ne yapacaksınız? Ne yapalım dedi. Şunu söylüyorum dedim bak kulüp bir engeli geçmiş sana bir şey tavsiye ediyorum 2 ay şu facebook’u kapat her şeye cevap vermek zorunda mısın? Sabah bir okuyorum akşama kadar hepsine cevap veriyor. Soğut bunları dedim. Kalktı bir hışımla ayağa e peki 2 ay sonra ne olacak onlar istifa edecek mi? dedi. Kim dedim istifa edecek mi? O yönetim istifa edecek mi dedi. Ne yapacak yönetim istifa edince dedim. Başka bir yönetim gelecek. Dedim bak ben sana az önce söyledim bu arkadaşlarım bugüne kadar bir demeç vermediler bir hakaretleri yok bir saygısızlıkları yok bu arkadaşlar dönem sonuna kadar seçilmişler 2 yıllığına devam et dedim. 


Onlarla ilgili bir şikâyet gelirse kefili benim o zaman derim ki o arkadaşıma istifa et derim. Ama böyle bir şey olması mümkün değil ben kefilim senden bir şey rica ediyorum 2 aylığına sus soğut işine bak kulübün çabasına devam et dedim. Yine kalktı yok istifa edecekler dedi sert bir şekilde. Kalktım dedim ki bir kere söyleyiş üslubun yakışan bir şey değil ben buna tahammül edemem ben bunu sindirecek bir insan değilim onlara istifa et diye ceberut olamazsın sen istifa edeceksin dedim. 


Ondan sonrada itibarsızlaştırma gazetede hala aday olursan gelirlerini keserim daha bugün çıkmış. Şimdi işin o tarafına gelelim Burada siyaset karıştırıyorsun siyaset yapıyorsun ki ben her partiden de yönetici olduğu her kongrede vardı bakın hiç öyle bir siyaset anlayışı hiç olmamıştır. Şimdi benim söylediğim şu sonraki gelişmeler oldu. 


Ne yapalım? Belediye başkanı müdahil olmasın kulübe, tamam olmasın benim böyle bir sıkıntım yok zaten bundan memnun da değilim olmaması için bizi oraya bağlayan orayla ilişkilendiren ne var, bir otogar var bir aşağısı var kulübün bahçesi var o zaman bunları çıkarsın madem kimsenin karışmasını istemiyorsun onu getiricem bunu getireceğim kendi imkanlarımla yapacağım diyorsan benimde oraya müdahil olmamamı istiyorsan ozaman diyeceksinki ben belediyenin yaptığı bu katkıya teşekkür ederim bunları iade ediyorum.


 Ben kendi çabamla bunu yürütecegim bu kulübü şirket yapacağım özelleştiricem derinleştiricem ne gerekirse yapacağım ama belediyenin özel ve bağımsız olmasını sağlamamız için bir süreç başlatalım bu kaynağı bu imkanı oraya göndermediğim sürece vatandaş bana dediğinde arkadaşlar kusura bakmayın biz oraya müdahil olamayız. 


Arkadaş kendi sorumluluğunu almış kaynağını imkanını kendi sağlamış derim dedim. Ona rağmen bunu istiyorsan özel bağımsız başkan karışmasın yöneticiler vatandaş bulaşmasındersen o zaman bu kaynak ve imkanları onun dışına çıkaralım. Bir de bir şey başlatalım böyle yürüyorsa böyle yürüsün.
 Şimdi diyor ki ben aday olursam gelirini keserim demiyorum diyorum ki sen istemiyorsan eğer ben yaparım diyorsan Belediye’ninde oraya müdahil olmasını istemiyorsan gel bunun dışına çıkaralım belediyeyi belki bunda hayır vardır özerkleştirelim bağımsız olsun kimsede müdahil olmasın kulüp kendi dedikleriyle gitsin ama ne var burada bir kişi para koymuş olacak. 


Az evvel Akgün kardeşim söyledi bu nereye kadar sürecek bunun sonuda yok. Çorluspor’a atladım gittim. Ünal başkanla süreci konuştum oradaki süreci duymuştuk gittik tekrar teyit ettik. Mafyanın eline düştü kulüp bir kişi geliyor belli bir amaç için belli bir beklenti için o parayı bir sefer koyar sonra biliyor ki bir ticari işletme değil geliri yok. 

Bir sene daha koyar sonra olursunuz 10 15 milyonu kucağınızda bulursunuz kulübü ve mafyalaşmaya kadarda gider. Bu süre kontrol et başımız yandı zor kurtulduk. Dikkat et diye de uyardı. Geldim aynısını da söyledim o zaman ne yapacağız? 

Ozaman şunu yapacağız asla aday olursa geliri kesmek yok özerkleştirme ve bağımsızlaştırma gerekçesini söyledim. Akgün duru olursa kesmiycekmişim o aday olursa kescekmişim Akgün Duru’nun öyle bir derdi yokki Akgün Duru tam tersine diyor. Diyor ki abi 8 ay var kulübün bu süreci devam ettirelim daha başka gelişmeler daha başka kaynaklar imkanlar bulunsun önünü açmak için gereğini yaparım biz 8 ay sonra tekrar toplumun önüne koyarız tartışırız diyor. 

Gerekirse belediye spor yapar belediyenin tamamında olabilir diyor. Onun öyle bir derdi yok ki belediyeyle bir problemi yok benim orayla derdi yok. Ben oraya müdahil olmayacağımıda biliyor. Bundan dolayı bu iki anlayışı söylüyorum birincisi kitleselleştirelim belediyenin diğer bütün kurumlarının desteğini alalım bir tanesi siz karışmayın herşeyi kendim yaparım. 

E ozaman sen yapıyorsan buyur yap imkanıda sen karşıla. Davul bizde tokmak orada sen çalacaksın. Burası belli bir kişinin egosunun tatmin yeri değil. Belli bir kişinin insanları hakir görüp tepeden bakıp egosunu ve parasal beklentilerini kuran bir yer değil. 




YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner148

banner132