Gündem:
'Bütün yavrularımız için Adil Bir Düzen Yeni Bir Dünya'
Saadet Partisi İstanbul Kadın Kolları Başkanı Nagehan Gül Asiltürk’ün  bugün yaptığı basın açıklamasında konuştu. İnancımıza göre, insan daha cenin halinde iken haklara haiz haldedir ve çocuklarımız tüm insan haklarına doğuştan sahiptir. Bir farkla ki, sahip oldukları hakların korunması, onlardan sorumlu olan velilerinin omuzlarındadır, yani bizlerin omzunda. Bu büyük bir sorumluktur. Bu sorumluluğun kusursuz şekilde yerine getirilebilmesi için hiç şüphesiz sağlam bir aile, asgari geçim imkânlarını sağlayacak gelir, yeryüzünde bulunan bütün çocuklarımızın hakkıdır. Fakat insanı maddeleştiren kapitalizmin, insanlığı getirdiği noktada gördüğümüz manzaraya bakacak olursak;

Eurostat’ın verilerine göre, AB ülkelerinde her yıl 50 milyon kadının kürtaj olduğu gerçeğini görmekteyiz. Evlilik dışı doğum oranlarının Estonya’ da %60, Slovenya’ da %57, Bulgaristan ve Fransa’ da %54, İsveç ve Belçika’ da %50, Danimarka’ da %49, İngiltere’ de %47, Hollanda’ da %45, Avusturya’ da %40,  İspanya, Almanya, Romanya’ da %30’lar, İtalya ve Polonya’ da %20’lerin üzerinde olduğu, yani Avrupa kıtasında çocuk nüfusun neredeyse yarısının ebeveynsiz olduğu ve sağlam aile birliğinin olmayışından kaynaklanan bütün tehditlere bu çocukların açık olduğu görülmekte. Kaldı ki uyuşturucunun Asya’da üretilip Avrupa’da tüketildiği bir sır değil.

Tüm dünyada 64 milyonu kız ve 88 milyonu erkek olmak üzere 152 milyon çocuk çalışma yaşamında ve bu da dünyada her on çocuktan hemen hemen biri anlamına gelmektedir. 5-17 yaş grubunda çalışan çocuk sayısının en yüksek olduğu bölge Afrika’dır (72,1 milyon). Afrika’yı Asya ve Pasifik (62 milyon), Amerika kıtası (10,7 milyon), Avrupa ve Orta Asya (5,5 milyon) ve Arap Devletleri (1,2 milyon) izlemektedir. 5-14 yaş grubundan olup çalışan çocukların yaklaşık üçte biri eğitim sisteminin dışındadır. 5-14 yaş grubunda çalışan çocukların yüzde 38’i tehlikeli işlerdedir ve 15-17 yaşlarında olanların neredeyse üçte ikisi haftada 43 saatten fazla çalışmakta.

40 Milyon mülteci çocuk dünyamızın en büyük trajedisidir. Son 10 yılda yapılan savaşlarda 2 milyondan fazla çocuk öldü, 5 milyonu sakat kaldı.

Her 2 çocuktan biri şiddete maruz kalıyor, yılda 2,5 milyon çocuk kaçırılıyor. 1,5 milyon çocuk fuhuş pazarına sürülüyor. Pornografiye yılda 10 milyar dolar harcayan ABD, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzaladığı halde yürürlüğe koymayan iki ülkeden birisi, ABD çocuk evsizliğinin ve açlığının en çok olduğu ülke.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Kasım 2015 tarihli ‘Vatansız Çocuklar’ raporuna göre, dünyada her 10 dakikada bir vatansız çocuk doğuyor. Raporda etnik kimlik, din, savaşlar, yerinden edilme gibi nedenlerle herhangi bir yere ait olamayan kişilerin yaşadığı 20 ülkede, her yıl en az 70 bin vatansız çocuğun dünyaya geldiği belirtiliyor.

Sadece İstanbul’da 20 bin çocuğumuz sokakta yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi verilerine göre 935 bin 832’si kız, bir milyon 38 bin 42’si erkek olmak üzere toplam bir milyon 973 bin 874 çocuk eğitimin dışında ve eğitim hakkından yararlanamamaktadır.

Çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları son 10 yılda yüzde 700’lük bir oranla maalesef artış gösterdi. Hayatını kaybeden her 30 işçiden birisi yoksulluktan dolayı çalışan çocuk işçiler. 5 yılda en

az 260 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. 2013’te en az 59, 2014’te en az 54, 2015’te en az 63, 2016’da en az 56 ve 2017’nin ilk 7 ayında ise en az 28 çocuk işçi yaşamını yitirdi.

2002-2018 arası ceza evlerindeki çocuk oranı %26 oranında artmıştır.

MEB’in 2017 tahminlerine göre, 490 binden fazla Suriyeli çocuk ülkemizin çeşitli yerlerindeki okullara kayıtlı durumda iken buna karşın 380 bin okul çağındaki Suriyeli çocuk okulda değil.

Adalet Bakanlığı’nın son açıkladığı istatistiklerde yaklaşık 700 çocuğumuzun anneleriyle birlikte cezaevinde olduğunu biliyoruz. Otizmli yavrularımızın yalnızca %10’u okullardan istifade edebiliyor.

Evet, manzara maalesef bu, 7 milyarlık dünya nüfusunun 1 milyarının saadeti üzerine kurulmuş bu kapitalist sistemin insanlığa vaat ettiği “özgür” dünyanın resmi bu. Bu büyük adaletsizlik kendi boyutundan daha büyük bir farkındalık ve şuur halini gerektirmekte. Samimiyet gerektirmekte.

Biliyoruz ki bütün dünya halkları ‘Adil Bir Düzen’, ‘Yeni Bir Dünya’ bekliyor, bu uzak bir gelecek değil. Materyalizm değil, Maneviyatçılık, Çatışma değil, Diyalog, Çifte Standart değil, Adalet, Üstünlük, Tekebbür değil, Eşitlik, Sömürü değil, İşbirliği, Baskı ve Faşizm değil, İnsan Hakları, gerçek özgürlük ilkeleri üzerine kurulacak yeni bir dünya için el birliği ile çalışmak zorundayız.

Yöneticilerimize sesleniyoruz, çöken emperyalizmin payandası olanlar kesinlikle kaybedecekler. Türkiye zahiren güçlü görünenlerin tesirinde, ekseninde politika üretecek bir ülke değildir. Bu aziz millet haklı olduğunda ve haklının yanında olduğunda daima kazanmış, kendisine kapılar açılmıştır..

Yeryüzündeki bütün yavrularımız için ‘Adil Bir Düzen’ ‘Yeni Bir Dünya’ dileklerimizle...

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner148
banner132

KAYMAKAM PARTAL'DAN 100. YIL VE GENÇLERE...
Silivri Kaymakamı Ali Partal Milli mücadelenin il meşalesi'nin yakıldığı 19 mayıs 1919 yılının...

Haberi Oku