EDEP YAHU

Balık baştan kokar lafı bazen öyle cuk oturur ki! Şaşar kalırsınız! Son bir kaç yıldır hele hele 2013 sonrası siyasette ne üslup kaldı ne edep.
 
En üst yetkiliden en alt birime kadar Siyaset literatürü yeniden şekillendi sanki. “Sen de kimsin?” ile başlayıp, “adam mısın?” ile devam edip bazı hayvan isimleri ile bitiyor.
Geçmiş zamana baktığımızda Demirel’in arada bir gülümseten argo cümlelerin den başka göze çarpan bir çarpıklık göremezdik.
Tabi ki en tepeden, en aşağıya kadar herkese bulaşır oldu bir hastalık gibi bu durumlar.
 İlçemizde de durum farklı değil! Sadece Siyasetin içinde kalsa neyse sokağa da taştı bu durumlar. Gazeteciler de aldı nasibini, STK’larda modaya uydu.

Türkçe hiç bu kadar rezil olmamıştı, siyasetçilerin bırakın sözlü telaffuzlarını artık sosyal medyadan bile atıfta bulunarak üslup dejenerasyonu olarak ortalığa saçılmış durumda.

Ya gazetecilere ne demeli üslubu sanata çevirmelerini beklerken biz altta kalmayız deyip saldırıya geçmeleri bir gazeteci olarak hayretler içinde izliyorum.

Çevre derneği kendi basiretsizliğini ancak başka bir siyasetçinin talimatlarını yerine getirmek suretiyle tutunmaya çalışıyor gündeme, ama bozuk bir ağızla.
 
Daha dün gibi anımsıyoruz,  dünya’nın en iyi arıtma sistemi (Biyolojik arıtma) için b.k çukuru diye basın bildirisi yazacak kadar basiretsizliklerini.

Hepimizin desteklediği siyasi görüşler vardır, ayrıcalığa da düşebiliriz ya da farklı kulvarlar da ilerleyebiliriz ama bu demek olmuyor ki ‘’ biz gazeteciyiz herkese ayar veririz’’ Sizin o ayar dediğiniz tehdit ve şantaja giriyor ki hiç haz etmediğim konulardır.

Bir bakıyorum mangalda kül bırakmıyor karşı taraf. Meslektaşına saldırıyor, saldırırken ağzından gül suyu damlamıyor tabi ki! Birde işin içinde siyasetçi ve gazeteci ortak çıkar oyunları yok mu hele, sokakta önümü kesip bu siyasetçi-gazeteci kumpaslarını soranlara verecek cevap bulamıyorum.
 
İnsanın sorası geliyor, hey gazeteciler sizler Müjdat Gezen’i niçin mahkemeye vermiştiniz? Gazetecilere küfürlü konuştu diye değil miydi, bu noktada yorumu okuyucularıma bırakıyorum.

Yaz siz iktidarın temsilcisi İlçe başkanı, bir kişiye söylemeye çalıştığınız bir sözü kötü bir örnekle söylemeye çalışmanız çok kötü bir doğaçlama örneği olmuş.

Biri çıkar da “41. Köpek” diye bir yazı yazarsa ne olacak!!
 
Kimseye ahlak dersi vermek, kimsenin vekili olmak gibi derdim yok! Bulunduğumuz mevki adına yazıyorum, bir bakıma kapımızın önünü süpürüyoruz aslında.

Genel siyasetçilerin durumu daha da vahim durumda,  Sayın Cumhurbaşkanımız yıllardır üslubunu değiştiremedi bir türlü. En son ‘’ulan ve beyinsiz’’  gibi cümleler kullandığını hatırlıyorum.

Peki İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu için sarf ettiği ‘’uzayda mı yaşıyorsun, uzaylı yaratıklara benziyor zaten’’ sözlerine ne demeli. Çok ayıpladım, siyaseten seversin veya sevmezsin ama hem yaşca senden çok büyük birine hem de bu ülkenin en köklü partisinin genel başkanına yaratığa benziyor cümlesini bu milleti temsil eden bir bakanın telaffuz etmesi utanç verici bir olay.

Hele ki terörist başına sayın, ananı da al git, askerlik yan gelip yatma yeri değil demiş bir başbakanımız olmuşken.
15-20 yıl önceki şeffaf ve temiz siyasetçileri şükranla yaad ediyorum.

Ben hala bir yerlerde yüreğinde vicdan ve merhamet olan insanlar olduğuna inanıyorum ve bu memleketi vicdan ve merhametli insanların adaletle yöneteceğine inanıyorum.

Herkese mutlu haftalar.

 
 
 
 
 
 
 
YORUM EKLE

banner148

banner132