DARBEYE DARBE !

Geçtiğimiz 15 Temmuz Cuma günü darbe girişimi sadece bizim değil  tüm dünya'nın gözü kulağını Türkiye'ye çevirdi.

En son yazacağımı en başta yazmak da fayda görüyorum. 

80 darbesini yaşayan biri olarak gerek askeri gerekse sivil darbelerin her türlüsüne karşıyım. 

Bu güne kadar yaşanan darbe ve girişimlerinin getirdiği sonuçlar ortada.

40 yaş ve üstü olanlarınız hatırlayacaklardır, bugüne kadar yapılan darbelerin hepsi sabaha karşı yapılmıştı. 

İşte tam da bu nokta da aklımda cevapsız sorular oluşuyor.

Neden? Neden? Neden?

Aslında nedenleri ve sonuçları ortada. 

Dini, dili,siyasi düşüncesi ne olursa olsun hiç birşey bu nedenleri Türkiye Cumhuriyeti Devletine darbe yapmayı haklı çıkarmaz-çıkaramaz.

Ve yapılmaya çalışılan bu darbe girişiminde özelliklede sosyal medya da o kadar çok bilgi kirliliği varki, yazılanları paylaşılanları gördükçe dehşetlere düştüm.

Az sonra okuyacaklarınız için bir çok kişi komplo teorisi üretiyorsun diye bilir ama bu da benim ön görülerim.

Bu darbe girişiminin içinde dış güçlerin parmağı oldugunu düşünüyorum. 

Neden mi?

Ankara’daki Amerikan Büyükelçiliği 15 temmuz saat 18.37 de vatandaşlarına acil uyarı yolladı: “Ankara’da silah sesleri duyuldu. 

İstanbul’da köprüler kapatıldı” Oysa olaylar bu uyarıdan 4 saat sonra gerçekleşmişti! 

Yine, ne tesadüf ki asker köprü ve yolları kapattığı an orada yabancı haber ajansları'nın muhabirleri canlı yayın yapıyorlar. 

Ve bir gazeteci olmama rağmen, yurt dışından bir arkadaşım haber ajansından ''Türkiye'de darbe mi yapılıyor'' diye beni araması ile olaylardan haberdar oluyorum.

Polisle Asker karşı karşıya gelmişti, sonuçta  208 vatan evladı hayatını kaybetti binlerce yaralı vardı.

 Bu da  birilerinin ekmeğine yağ sürdü.

 Ünlü reklam şirketi Hill and Knowlton Irak - Kuveyt senaryosunu 10 milyon dolara yazdığını ve ABD Kongresinden Irak meydanlarına, Saddamcı askerlerin linç görüntülerinden , Amerikan askerlerini Amerikan bayraklarıyla karşılayan Iraklılara, Libya’da kaddafi’nin tozlar içinde cansız bedeninin sürüklenmesine kadar tüm senaryoyu ayarladığını belgeleriyle açıklamıştı.

Arap Baharı’nda Mısır’da halkı Tahrir’e çağıran ve meydanlarda pembe giysileriyle halkı  galeyana getiren kadın Esma Mahfuz CIA’nin Katar’daki “Değişim Akademisi’nde ‘darbe eğitimi’(alıntı) aldığını da hatırlatmak isterim.

Senaryosu Atlantik ötesinde yazılmış, bilerek ve bilmeyerek rol alan bir çok kişi bu olayın içinde yer aldı.

Sonuçda bu ülkenin evlatları karşı karşıya getirildi bir birine kurşun sıktırıldı.

Ve Fethullah’ın kefalet kağıdını imzalayan CIA uzmanı Graham Fuller bir yazı paylaşarak  ''yakında görülecektir ki  Türkiye’deki herkes için bir ‘kaybet kaybet’ olayı yaşanacaktır. 

 Ordu da millet de derin bir şekilde bölünmüş olacaktır. Darbe geleneği hortlamıştır. Geniş bir sivil çatışma ortamı muhtemelen yakında bir askeri müdahaleyi gerekli kılacaktır” diye yazdı.

Bu kadar tesadüf olabilirmi sizce?

Birileri bu senaryodan önceden haberdardı. 

Mart 2016’dan beri Batılı kaynaklar ‘Türkiye’de darbe’ diye çığırtkanlık yapıyorlardı.

Son iki yıldır Ak Parti Hükümetin kullanım süresinin bittiğini yazıyorlardı.

Özetle çok net yazamasam da hem iç hemde dış mihraklar yani bu darbe girişiminin planlayıcıları, hiç birşeyden haberi olmayan Er lerle darbe yapabileceği hayaline kapılmış, ama bu millet darbe girişimine karşı darbe yaptı.

Darbe girişimi bu milletin ortak tokadı ile geri püskürtülmüştür.

Darbeciler bilmelidirler ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin bölünmez bütünlüğü söz konusu olunca bu millet bir şahin gibi tepenize biner.

Başta terör örgütleri olmak üzere darbeciler de bilmelidirler ki biz Türkler 1071 de Alparslan, Osmanlı'da Fatih, Çanakkale'de Mustafa Kemal olduk.

Ne gücünüz yeter bu devleti yıkmaya ne de birlik ve beraberliğimizi bozmaya.

Biz aziz Türk Milleti olarak dim dik, tek yürek daha da güçlü bir şekilde karşınızdayız karşınızda olmaya devam edeceğiz.
YORUM EKLE

banner148

banner132