CHP’YE DARBE GİRİŞİMİ

Genel seçimler bitti oy çalındı mı çalınmadı mı ! Tartışmaları Chp nin kurultayı ve Genel Başkanlığı kavgası kadar uzun sürmedi.

Aklımda hala deli sorular. 24 Haziran akşamı Muharrem İnce’nin kaybolması, yapamadığı açıklamaların Chp tabanını ve kamuoyunu rahatlatamaması gündemi meşkul eden konular arasında.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi ‘’ Genel Başkana vefasızlık yapamam’’ deyip yenilen ‘’pehlivan güreşe doymaz’’ misali yeniden Genel Başkanlık yarışına girmesi ise Cumhuriyet Halk Partisine verip verebileceği en büyük zarardır bence.

Muharrem İnce ilk önce, seçim gecesi nerede olduğunun ve neden hala gerçekleri anlatmadığının hesabını vermelidir. 

Seçim gecesi Yalova da bulunan yakın akraba ve ailesi abluka altına alındımı alınmadı mı? Alındıysa kim tarafından yapıldı? Neden şikayetçi olmadı – olamadı?

Ve en önemlisi Chp Genel Başkanlığı üzerinden kiminle neyin pazarlığı yapıldı, önce bunları açıklasın.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Sarayda ziyaretinin ardından hangi hesaplarını ‘’Yanlış hesap Bağdat dan döner’’ misali değiştirdi. Neyin dertleşmesini yaptılar da, seçim çalışmalarını kendi özel ekibi ile yürüttü. Özel ekibiyle kaybettiği secimin başarısızlığını nasıl olurda Genel Başkan Kılıçdaroğluna yükleyebildi anlamıyorum.

 Chp nin Cumhurbaşkanı adayı olarak meydanlarda milyonlarca insana umut verip, kraldan çok kralcı kesilerek, esip gürlerken, bunca insanın umutlarıyla emekleriyle nasıl oynadığını imza veren delegelerin vicdanı nasıl kabul edebiliyor.

Chp seçmeni sahada karşıt parti üyeleriyle mücadele edip kavgalar verirken, sayın İnce seçim startını saraydan başlatarak ve akabinde Bulgaristan’a gitmesi çok enteresan.

Kendisine harçlığını biriktirip bağış yapan 10 yaşında ki çocuğun ve parti gönüllülerinin paralarıyla özel jet tutan ve gezerken bu iş ikinci tura kalmayacak deyişi şimdilerde anlam kazanıyor.

Çok haklı çıktı sayın İnce, bu iş pazarlık sonucu ikinci tura kalmadı maalesef.

Yıllar önce Balyoz ve Ergenekon davaları sebebiyle Silivri ceza evine gelen Muharrem İnce’nin bir konuşmasına bire bir şahit olmuştum ‘’ Bu Chp de bize Atatürk’ü dayatmaktan başka bir şey yapmıyor bıktık vallahi’’ dediği gün İncenin benim için bittiği gün olmuştu.

Hatta o gün elimdeki fotoğraf makinesini önümde oturduğu sandalyede kafasına vurma dürtüsünü ‘’ vekile saldır ve ceza alma’’ düşüncesiyle eyleme dönüştürmemiştim. Şimdilerde anlıyorum ki balık gerçekten baştan kokuyormuş.

Muharrem İnce’nin mecliste çok bağıran iyi bir vekil olduğu konusunda birçok kişiyle aynı fikirdeyim.

İki defa Genel Başkanlık yarışına giren ve kazanamayan, buna rağmen Kılıçdaroğlu tarafından Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi ona yetmedi, çünki Muharrem İce’nin ---  ince yarası-- olan Genel Başkanlık sevdası içine dert oldu.

Chp’ye en büyük zararı yine Chp liyim diyenlerden başkası vermemiştir.

70 yaşında ki Genel Başkan Kılıçdaroğlu Adalet yürüyüşüne çıktığında ve Gelibolu da Adalet Çalıştayı yaptığında Türkiye ve Chp için en büyük umut kaynağını oluşturdu.

Genel seçimlerde 15 Milletvekilini İYİ Partiye vermesi yine Dünya ve Türkiye siyasi tarihinde eşi görülmemiş bir Demokrasi örneği oluşturdu. Yetmedi Genel Başkanlık yarışında kendisine iki kez rakip çıkmış ve yenilmiş olan İnce’yi gelebileceği en üst makama aday gösterdi.

Şimdi soruyorum; Muharrem İnce’nin 24 Haziran gecesi kendi seçmen’ine yaşattığı bu hayal kırıklığı, kaçak güreşmesi, olağan üstü kurultay için imza toplatmaya başlaması, Kılıçdaroğlu’nu seçimi kaybeden kişi diye hedef göstermesi, Genel Başkanı itibarsızlaştırmaya çalışması, Ak Partinin ekmeğine yağ sürer gibi parti içini karıştırması ikiye bölmesi hangi akla - mantığa ve vicdana sığar.  

Şubat 2018 de yapılan kurultayda seçimle gelmiş bir Genel Başkana darbe yapar gibi Chp yi bölmeye çalışmasını inanın anlamak mümkün değil. İnce ile pazarlığı baştan yapılan seçimde, meydanlarda Cumhurbaşkanlığını kazanmak için değil sonrasında Genel Başkanlığı alma hesabında olduğunu düşünenler arasındayım bende.

Chp yi karıştırıp bölmeye çalışanlar bir kez daha şapkasını önüne koyup düşünsünler.
Meclise İyi Partiden, Saadet Partisinden, Hdp den Millet vekilleri’nin girmesine en çok kim yaygara kopardı, tabi ki Ak parti. Cumhurbaşkanı Erdoğanın çok partili meclisin faturasını Chp ye dolayısı ile Kılıçdaroğlu’na keseceği belliydi.

Yandaş televizyon kanalları gazeteler Chp Lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik yıpratma ve linç kampanyası başlatmış durumda. Buna zemin hazırlayan hatta çanak tutan Muharrem İnce ise hiç vicdanı sızlamadan bu partiye emek vermiş 70 yaşındaki Genel Başkanını kendi taraftarlarına sosyal medya üzerinden klavye kahramanlığı yaptırır cinsten insanlara malzeme konusu yaptırması ise vicdanları sızlatan bir olay.

Demokrasiyi en çok savunan Cumhuriyet Halk Partisi seçimle, gelmiş Genel Başkanlarını olağan üstü kurultayla parti içi darbe yapma hazırlığıyla gönderme çabasına girmiş durumda.

Ben bu yapılanların Kılıçdaroğluna yönelik olduğunu düşünmüyorum, bu yapılanlar Cumhuriyetin en köklü partisi olan Cumhuriyet Halk Partisine karşı yapılmaya çalışılan bir darbe girişimi olarak değerlendiriyorum.

Emin olun bugün Chp nin başındaki isim Muharrem İnce, Ahmet, Mehmet, Fatma olsaydı da, yine aynı şeyi yazardım. 

Kılıçdaroğlu görevi bırakacaksa veya kurultayda gidecekse bunun zamanı şimdi olmamalı. Chp yi yerel seçimlerde zor bir süreç beklerken, Kılıçdaroğlunun şimdi bırakması Chp yi parçalanmaya götürür ve bu işin karlı çıkanı Ak Parti olur çünki karşısında dik duran bir muhalefet kalmayacak.

Chp içinde her ne olursa olsun şimdi tamda birlik olmaları gerektiği zamanı, Chp’lilerin şimdi Genel Başkanlarına ve partisine her zamankinden daha fazla sahip çıkması gerektiğine inanıyorum.

Koltuklar kimsenin ömür boyu tapulu malı değil, elbette Kılıçdaroğluda bu görevi bir başka partiliye devredecek. Ama ortada sahip çıkacak bir Chp kalmazsa o makamların ve koltukların da hiçbir anlamı kalmayacak.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürekli, Demokrasiye inancı olan ve Adaletli insanları kendi partisini Ak Partiye ve Erdoğana kurban etmemeliler.
Bir bedel ödenecekse, bu bedelin kurbanları ne Chp nede Kılıçdaroğlu yapılmalıdır.

Chp liler bu bedeli partisini dışardan karıştırmaya çalışanlara karşı dik durarak partisine ve genel başkanına sahip çıkarak hep beraber vermelidir.

 Cumhuriyet Halk Partisinde değişim değil birlik olup kenetlenme zamanıdır.

 
 
 
 
 

 

 

 

 

YORUM EKLE