ÇERNOBİL

26 Nisan 1986 Cumartesi.

Çernobil Nükleer Santrali’nin 4. reaktöründe, 01,24’te bir patlama meydana geldi.
 
Dünya üzerinde yaşanan en kötü olaylardan biri olarak tanımlanabilecek olan bu patlama, etkilerini yıllar sonra bile azalmadan gösterebilecek bir yaşanmışlığı meydana getirdi.
 
Patlamanın üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen insanlar üzerinde hala etkileri devam eden acılarını ve hastalıklarını dindirmeyen yaralar açtı Çernobil.
 
100 bin kadar bir nüfus tahliye edildi.

Enkaz kaldırma ve yardımı sırasında sadece 30 kişi hayatını kaybetti.

Çernobil’den mağdur olan kişi sayısı şuan bile hala muamma hala rakamlar belli bile değil.
 
Çernobil’in etkisi Ülkemizde özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde etkili olmuştu, çaydan dolayı başta kanser hastalığı olmak üzere çeşitli hastalıklara sebebiyet vermişti.
 
Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral televizyonlarda çay içmiş ‘ bakın bir şey olmuyor ‘ gibisinden objektiflere pozlar vermişti.
 
Keşke dediği gibi olsaydı ama olmadı o dönemde dünya ya gelen çocuklar bölgede yaşan insanların hastalıkları hala baş göstermekte.
 
Müzik sanatçısı Kazım Koyuncuyu bu facia yüzünden kaybetmedik mi ?

En bilinen örnek bize ve bunun daha binlercesi olamaz mı ?
     
Son günlerin gündem konusu Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama ‘ Laiklik yeni Anayasada olmasın ‘şeklinde oldu.
                     
Şaşırmıyorum böyle bir açıklamaya aslında; çünkü zihniyet yapısı Cumhuriyetle ters düşen kişilerin bu tarz açıklaması ne talihsizlik nede yanlışlık.
 
Boşuna dememişler ‘insanın fikri neyse zikri o dur ‘ diye.

Bir şeylerin temelinin atılması için bir yerden başlamak gerek diyerek İnsanları bir alıştırma süreci bu bana göre.
 
Tıpkı barış geliyor artık silahlar sustu diyerek terör örgütünün siyasi yapısını Meclise soktukları gibi.
 
Şimdide kandırıldık diyorlar, Laikliğin Anayasadan çıkarılmasını, konuşmanın, tartışmanın sonucu ‘’Çözüm Süreci’’ diye bilinen bir uçuruma sürüklemek gibi ülkeyi.
 
Ülkenin temel taşıdır Laiklik bunu konuşmak bile yersiz ve mantıksız.
 
Anayasadan Laikliğin çıkarılmasının Çernobil’den ne farkı var sorarım size ?
 
Çernobil dünyayı etkiledi ve etkileri hala sürüyor, Laikliğinde tartışılması, Anayasadan çıkarılması,yok sayılması Ülke için faciadan başka bir şey olamaz.
 
Güzel dinimizin siyaset gibi soluksuz safsataların yer aldığı bir ortamda görülmesini açıkçası ben istemiyorum.

Ki zaten Laiklik bunun ayrımını yaratması için vardır diye de belirtmek istiyorum.
 
 Hala bu ayrımı fark edemeyenler için.
 
Ülkenin geleceği gençlerdir.
 
Gençleri yetiştirenler ise kadınlardır annelerdir.
 
İşte bu noktada geleceği emanet edeceğimiz gençlerimizi eğitmek en başta kadınlarımıza düşmektedir. Kadınlarımız haklarını bilmeli öğrenmeli en iyi şekilde.
 
Çünkü kadın susarsa bir ülke susmuş olur,bu gün özgürce düşüncesini dile getirebiliyorsa kimin sayesinde ve nasıl olduğunu bilecek.

Anne çocuğuna Laikliği anlatacak, anne çocuğuna Milliyetçiliği anlatacak Cumhuriyetçiliği öğretecek ki hakkını gasp etmek isteyenleri önceden dur diyebilsin.
 
Laikliğin kaldırılması Çernobil gibi bir faciadır hepimiz için.
 
Ve buna hiçbir şekilde müsaade edilmemelidir.
 
Türkiye Laiktir Laik kalacak…
 
Gözü kör kulağı sağır olanların çıkarları doğrultusunda oy verenlerin dikkatine. 
  
YORUM EKLE

banner148

banner132