BORÇ SENEDİ DE ALSAYDIN BARİ

 
Hemen konuya gireceğim!  Aralık 2017 tarihinin ilk haftasında Silivri CHP İlçe yönetimini belirleme seçimi yapılacak. 1974 den beri haşır, neşiriz bu seçim işleriyle…

Çarşaf listeler havada uçuşur, dönerli listeler elden ele dolaşır, askılara asılır. İlçe başkanlığı adayları esnafı dolaşır, çaylar kahveler içilirdi. Hatta delegelerle yemekler yenilir, fikirleri sorulurdu. Her şey ortadaydı, kavgası da gürültüsü de ortada yapılır, seçim yapılır her şey biterdi…

Neyi duydum da şok oldum?

Bir ay dan fazla olmuştur sanırım. CHP’nin mevcut İlçe Başkanı Suna Göçengil hanımefendinin adaylığını açıkladığı. Seçilmiş bir ilçe başkanıdır ve yönetiminle bu kadar zamandır uyumlu çalıştığı gözlemlenmiştir. Bu dönem de aday olmuş ve adaylığını ilk kendisi açıklamıştır. 

Şimdi buradan sonrası tam bir muamma! 

Adaylığını açıklama üzere bir CHP’li üyemizde bazı partili arkadaşlarından görüş almak için bir ziyarette bulunur. Nereye gider dersiniz? Esnaf odasına gider! Yani esnafa, delegeye, üyeye falan değil, direk esnaf odasını ziyaret eder.

Anımsayınız bakalım! Dernekler, odalar, kurumlar üzerinden siyaset yapmayı kim başlattı ya da devam ettiriyor… 

Hemen söyleyelim, Sayın belediye başkanımız Özcan Işıklar.
 
Sonrası mı? Üzüm üzüme hesabıyla hiyerarşik düzen içerisinde bu böyle sürdürülür bir hale geldi. Siyaset yapacağım diyen odaları, kurum ve kuruluşları hedefine koyuyor. 

İşte, o gün adaylığını açıklamak üzere CHP’ye hizmetleri geçmiş bir arkadaşımız Cem Çakır’da Esnaf odasından destek aramaya gitmiştir. Esnaf odası başkanı ve diğer partili arkadaşlarla birlikte ve de konunun en can alıcı yerinde kapı açılır ve içeri kim girer dersiniz? Halihazırda İlçe Başkanı Suna Göçengil hanımefendi girer… Cem Çakır oradan ayrılır.

Direk söze girer, “desteğinizi isteyeceğim ama bu söz de kalmamalı” diyerek önlerine birer kâğıt bırakır adı soyadı imzası yazan kâğıdı imzalamalarını ister. Bir nevi yoklama gibi. Çaresiz imzalar atılır. Suna hanım alır imzaları çıkar gider. 

Hani insanın, “borç senedi de imzalatsaydınız bari” demek geçiyor içinden!

Herkes birbirine bakar, kimsenin ağzını bıçak açmaz! Giden gider, kalan sağlar bizimdir hesabı herkes işi teselliye döker. 

Biraz olayın içine girelim mi, ne dersiniz? Çok tesadüfü bir olay gibi görünse de aslında organize bir çalışmanın ortaya çıkardığı bir durumdur.  Esnaf odasında toplanan kimlerdir? Cem Çakır, oraya davet mi edilmiştir. Yoksa Cem Çakır için mi toplanılmıştır? Suna Göçengil, esnaf odasına çağrılmış mıdır? Yoksa odaya gidişi bir tesadüf müdür?

Çok Sayın ilerici muhafazakâr belediye başkanımız Sayın Özcan Işıklar bu imza kampanyasından haberdar mıdır? Ondan habersiz kuş uçmaz diye biliyorum. Arada biri fena harcanacak gibi geliyor bana! 

Bir üçüncü, ya da dördüncü aday var mıdır? Ya varsa! Sonucu düşünmek bile istemiyorum…

Nedir bu tereddüt? Kime bu güvensizlik? Bir İlçe başkanı düşünün ki kendi belirlediği delegelerden emin değil, ürküyor! 

İmza ne ki? Kuran öptür. Olmadı, çapraz kefil al birbirlerine karşı. Dedik ya borç senedi imzalattırın bu zamanda neler olmaz ki!

Dakikada satarlar insanı ama siz bu satışları iyi analiz edin bence, delegeler satmaz sizi.

Tez elden gidersiniz de anlamazsınız bile acısı sonradan çöker içinize…

Anımsayın canım, fazla canınızı sıkmaya gerek yok! Delege seçimlerini kiminle yaptıysanız, gidip ondan soracaksınız.

Tek bir imza yeterli olur bence; telaşa mahal yok! Aksi takdirde sizi imza toplamaya gönderen zihniyet zaten ipinizi çekmiş sayılır…
YORUM EKLE

banner148

banner132