Anlatamıyorum!

Ne güzel bir şiirdir, Orhan Veli’nin şiiri!... Engüzel kısmını yazıma giriş yapmak istedim!

Bir yer var biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım duyuyorum;
Anlatamıyorum. 

Bu şiirin en güzel yeri  “bir yer var biliyorum! Her şeyi söylemek mümkün;”  diyor ya şair, önce seviniyorum ama sevincim kısa sürüyor.

Bir gülmek alıyor beni ki sormayın.  Bu gülmenin sonu da mutlaka ağlamaya bağlanacaktır biliyorum!
Ne diyor? Her şeyi söylemek mümkün diyor, hiç sanmıyorum hele ki bu zamanda.

Geçtiğimiz hafta içinde CHP örgüt toplantısı yapıldı. Niçin yapılır örgüt toplantıları?

Parti çalışmalarına işlerlik kazandırmak içindir, sadece bu bile yeterlidir. İlçedeki siyasi durum analiz edilir, gündem oluşturulur, üyelerin bilgi birikimi paylaşılır. Legal bir partinin örgüt işlerliği kontrol edilir…

Basına bir ses kaydı düştü! Belediye Başkanımız Özcan Işıklar, parti üyesi ve gazeteci arkadaşımız Özgün Deniz Gündüz’e amiyane tabiri ile fırça çekiyor! Sebep, “Özcan Işıklar Aday gösterilmeyecek” yazdı diye!

 Parti ülküsünden bahsederek, parti suçu işlemekle suçluyor kendisini, aklınca onlarca üyenin içinde küçük düşürecek, öteleyecek ve parti üyelerinin hedefi haline getirecek!

Nitekim bir parti üyesi de belediye başkanı’nın bu pas’ını değerlendiriyor ve avazı çıktığı kadar bağırıyor: “Parti tüzüğü de parti tüzüğü” diyerek tüzüğün okunmasını salık veriyor! Bu kişi bırakın okumayı, tüzüğü hiç gömüş müdür acaba?

Olsun başkanına “bak ben buradayım” diye çığırtkanlık yapıyor.

Çok değil, olağan kongreden hemen sonra yazmıştım ki akabinde partililer de gündeme getirmişti. Parti tüzüğü 1935 modeldir. Tıpkı anayasamız gibi kanun hükmünde kararnameler gibi ek maddelerle bu güne kadar gelmiştir.

Merak etmesin o arkadaş, onun yerine ben okudum 1935 model tüzüğünüzü parti suçu işlemiyor ne yazık ki arkadaşımız!...  Sağ olsun İlçe başkanımız da hemen tüzüğe bakacağını söyleyiveriyor. Asıl mesele tüzük falan değil düpedüz engizisyon bu!

Sayın Belediye Başkanının icat ettiği bir yargısız insaf modelidir. Ses kaydının ortalıkta dolaşması bir bakıma iyi oldu…

 “CHP’de Tweet’ler parti suçu kapsamına alınıyor!” CHP'de 9-10 Mart tarihlerinde yapılacak tüzük kurultayı için taslak hazırlığı bitti.(Halk Tv yayını)  yani daha yeni kapsama alınacak, yani tüzükte yok!
Yok kardeşim yok!

Tüzük diye kendini yırtan kardeşim!

Kaldı ki bu iddia mesaj değil, bir gazeteci yorumudur.

Aday olup, olmaması da kendisini bağlar.

Engizisyon mahkemesi kurup, yargısız infaz yapamazsınız!

Önce tüzüğünüzü bir okuyun sonra kalkın tüzük diye bağırının… 

“Siyasi Partiler Kanunu 56. maddesine göre disiplin kurullarına sevk kararları parti kongrelerinde tartışılamaz kuralıdır.

Parti içi disiplin araçlarını üyeleri zaptu-rapt altında tutmanın aracı olarak görülmemesi hem anayasa’nın hem de siyasi partiler yasasının ruhu gereğidir.

” Buyurun bakalım!... Kim, parti suçu işliyor? Kendisini partisinin üzerinde gören ve bunu dile getirmekten kaçınmayan zat-ı muhteremin ses kayıtlarını da dinlemiş biri olarak tüzüğünüzü size hatırlatmakta yarar görmekteyim!...

Kaldı ki CHP ilçe başkanı bir yanılgı içinde olduğunu ne zaman ve nasıl anlayacaktır. Bakın, örgüt toplantısını basına kapalı yapıyorsunuz!

Ama ses kaydında, “bizim basınımıza saygımız vardır” diyerek bir ikilem yaratmış olmuyor musunuz? Toplantınız, basına kapalı ama ses kaydını el altından basına servis ediyorsunuz! 

Peki, bu parti suçu değil mi? Ha sakın bilgimiz dışında demeyin! Belediye Başkanımızın haberi olmadan kimse su içmeye bile gidemez!

Bir diğer konu var ki gündeme getirmek istediğim Sayın Başkanımız 9 yıldır başkan olduğunu beyan ediyor konuşmasında!

9 yıldır Partisinin genel başkanı bir kez bile başkanlık makamına gelip kendisini ziyaret etmemiş belediye başkanımız ‘’ben aday olmak istersem aday olurum, genel başkanı da buraya davet eder herkesin önünde adaylığımı sorarım’’ diyor.

 Eyvallahta, tam dokuz yıldır yollarla haşır-neşir bize yaraşır yollar yaptığınız için fırsat bulamadınız sanırım ki, genel başkanınızı Silivri’ye davet edemediniz.

Demek bize yaraşmamış ki yapılan yollar;  bozup bir daha yapıyorsunuz. Yollara da 50 yıl ömür kesmişti kendisi.

Bu yollar borçlanarak yapılıyor, biliyorsunuz değil mi?

Silivri TV’nin sokak röportajlarında bir vatandaşımız ne dedi?

“Yolları değil, başkanı değiştirmenin zamanı geldi” deyiverdi!...

Eyvah!  Şimdi bu vatandaş ne suçu işledi acaba? Araştırın belki parti üyesidir!...

Tüzüğünüze göre verin disipline. İstabul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu Silivri İlçe Örgütünü ziyaret etti, parti üyesi bir vatandaş Silivri’nin durumunu anlatan birkaç fotoğraf gösterdi ve sonra ‘’bu kadar tembel bir örgüt ve belediye başkanı görmedim’’ dedi.

Onu da disipline sevk edermisiniz bilinmez ama, görünen o ki vatandaşı geçtik partililer bile sizden ümidi kesmiş vaziyette.

Velhasıl ben 9 yıldır yazıyorum ama anlatamıyorum! Her şeyi söylemek mümkün diyor Orhan Veli, bence söyleyene değil de biraz da söyletene baksanız iyi edersiniz!…

Geçtiğimiz günlerde şehrimiz de kabare türü siyasi bir olaya tanık olduk!

Yer Silivri sahili; İYİ Parti stand açmış hem tanıtım, hem de üye kaydı yapıyor!

Standı belediyeden almışlar, üstünde “Silivri’de Yaşamak Güzel” ibaresi var. 

Belediye Başkanımızın kült olmuş bir sözü Silivri Belediyesi logoları altında İYİ partiye kayıt yapılıyor.
Yine aldı beni bir gülmek ki sormayın!

Neden mi? Çok değil 7 Şubat ta kongre sonrası kaleme aldığım bir yazım da İYİ Partiye geçiş yapacaklar olabilir demiştim! Şimdi bu İYİ Parti, Silivri Belediyesi ortak çalışması size neyi çağrıştırıyor?

Şaka gibi ama maalesef gerçek!

Ortak çalışma, ileri de iyi olur mu dersiniz?

Bence bingo!...

7 Şubattaki yazımı okursanız daha iyi anlarsınız!..

http://www.silivrihaberhatti.com/KoseYazisiDetay/gundem/449/kurultaydan-sonra 
 
YORUM EKLE

banner148

banner132